"Bu kargaşanın, bu acımasızlığın, bu hoyratlığın içinde biz, birbirine sığınan iki çaresiz insanız." İşte bu cümleyi duyunca sen geldin aklıma. İyi ki sana rastlamışım, iyi ki varsın Evgenia...
Seni bekliyordum.
uzun geceler, uzun günler boyunca,
neşeli baharlar,
doygun yazlar,
yorgun sonbaharlar,
kavruk kışlar boyunca,
uzun, çok uzun yıllar boyunca.
Hoş geldin.
Düşüncelerde yaşamak ne demektir bilir misiniz? Sokağa çıktığınızda, "Peşimde biri var mı?" diye düşünmeden yürümeyi, her köşesine anılarınızın sindiği mahallenize korkusuzca girmeyi, evinizin kapısını çekinmeden çalmayı, geceleri merdivenlerden gelen seslere aldırmadan bir çocuk gibi mışıl mışıl uyumayı yalnızca düşüncelerinizde canlandırmanın korkunçluğunu bilir misiniz? Yüreğinizin tüm dünyayı içine alacak kadar büyüdüğünü ve aynı anda bir toz zerresi kadar küçüldüğünü hissettiniz mi hiç? Mutluluk bu kadar mı uzak?