"Gorbaçov hiç içki kullanmıyordu ve resmi davetlerden de içki kaldırılmıştı. İktidara gelişiyle birlikte alkol tüketimine karşı büyük bir kampanya açmıştı ve Batı basınında okuduğuma göre Sovyetler Birliği'ndeki alkol tüketimi son yıl içinde yüzde 38 oranında düşmüştü."
(Ek olarak alkol&madde bağımlılığıyla mücadelede iktidarın getirmiş olduğu kısıtlamalar koruyucu bir faktör olarak kullanımı azaltmaktadır. İktidar politikaları, bağımlıyı rehabilite ya da kontrol etmede yetersizse-ABD'deki fentanil salgınının yaygın olduğu gettoda da görüldüğü üzere- mevcut hükümet, bağımlılıları belli bölgelerde ikamet ettirerek, madde kullanımının yayılmasını kontrol altında tutmaya çalışabilir.)
İnsanoğlu,kendisiyle ve dünyayla ilişkili görüşlerini sarsan üç büyük şok geçirdi. Bunlardan ilk şoku yaratan Kopernik'ti. Kopernik, Dünya'nın Güneş'in çevresinde döndüğünü kanıtladı. Demek insan Dünya'nın, Dünya da evrenin merkezi değildi. İkinci şoku yaratan Darwin'di. İnsanoğlunun maymundan türediğini yani sanıldığı kadar kutsal olmadığını kanıtlıyordu. Üçüncü şok ise Freud tarafından insan libidosunun açıklanışıydı. Bu bilimsel buluşlar, yaşam karşısındaki tutumumuzu değiştirdi.
Bir Amerikan dergisi, Moskova'daki turistlerin belli bir çevre içinde kaldığını, kent yaşamına karışamadığını anlatıyor
ve bunu sadece rejimin gereklerine değil, Ruslar'ın geleneksel 'Xenofobi'sine (yabancı korkusu) bağlıyordu. Bu, yabancıdan ürkme olgusunu da Ruslar'ın yüzlerce yıl çevrelerindeki her halklaçarpışmış olmasına bağlıyordu. Biraz, biz Türklerde de böyle olduğunu sanıyorum bunun. Yüzyıllarcahep cephede savaşan ve ta HaçlıSeferi'nden beri kendisini Anadolu'dan atmak isteyenlere karşı direnen Türk halkında, tüm konukseverliğine rağmen, yabancıya karşı bir ürküntü vardır.
Gorbaçov: "Her şeyi siyah-beyaz olarak değerlendirmek doğru değil.Stalin'in büyük bir medeniyet çalışması gerçekleştirdiğini söylemek gerekiyor. Halkın bunun için ödediği bedelin ne olduğu ayrı bir konu. Ancak Stalin, sanayileşmeyi ve kültür devrimini gerçekleştirmiştir. Bunlar yapılmadan, Sovyetler Birliği büyük ve güçlü bir devlet olamazdı, önemli bilimsel ve teknik sorunları ancak eğitimli bir halk çözebilirdi. Öte yandan güçlü devlet sayesinde, eğitim ve sağlık hizmetleri ile herkesin oturabileceği konutlar ücretsizdir. Tabii verilen hizmetler son derece mütevazı düzeydeydi. Birçok yönden Batı standartlarının altındaydı. Ancak başlangıç noktasını unutmamak lazım. Tüm bunlara rağmen halkı iktidardan, mülkiyetten, kültürel değerlerden uzak tutmak gibi Stalin'in benimsediği yol, devrimin verdiği görevlerden değildir.
Kültür konusuna gelince, bir taraftan bilim ve kültürün gelişmesi için olağanüstü büyük olanaklar tanınmış, ancak öte yandan uygulanan ideolojik alandaki denetimler, insanları özgürce yaratma olanağından yoksun bırakmıştır. Gen, fizik, kimya, tarım uzmanları büyük zararlar görmüştür.Çünkü gen bilimlerinde bile particilik ilkeleri uygulanmıştır.
Bu da ülkemizin (Sovyetlerin) krize girmesini çabuklaştırmıştır. Ancak her
şeye rağmen muazzam gelişme kaydedilmiş. Ruslar, dünyada
eğitim düzeyi en yüksek halk haline gelmiştir."