Budistler, ölümü sol omzunuzda taşıyarak yaşamanızı önerirler; ben ise bazen iki omzumda birden taşıdığımı ve hatta bedenimin içine sızdığını hissediyorum. Elbette, aslında başından beri oradaymış.
Şu an yaşıyorum ve önemli olan bu.
Hayat geçici. Her zaman, herkes için.
Benim işim ölene kadar yaşamak.
Benim işim bedenimle barışmak, onu her şeyiyle sevmek.
Bence ölümün en karanlık yanlarından biri, ben öldüğümde tüm dünyamın, yani anı dünyamın bugüne dek tanıdığım herkesin içinde bulunduğu o zengin ve kökleri çok sağlammış gibi görünen dünyanın benimle birlikte kaybolup gidecek olması.
Kendimi kaynayan bir tencere gibi hissediyorum. İçindeki şey köpürüp taşmak üzere olduğu için ocaktan alınmayı bekliyor, ama aynı zamanda ateşe yakın olmak istiyor.