Sesleri ancak kitap okuyarak duyabilirsiniz. Çünkü kitapsız baktığınız sokakta bir sokak görürsünüz. Kitapla baktığınız sokakta, o sokaktan başka bir insan olarak geçme imkanını seyredersiniz.
Size bir lunaparkın ortasında hadi uyu artık deseler uykuya dalmanız kolay olur muydu? Sanırım olmazdı. Bebekler için de kolay değil. Dünyaya yeni gelen bir bebek için çevresi bir lunaparktan farksızdır. Ve bebekler bu lunaparktan alınıp doğrudan uykuya yatırdıklarında sakinleşmekte zorlanabilirler
Anne sütü bir besin olmanın çok ötesinde bir şey. Bebeğinizin sadece bugününe değil 40-50 yıl sonrasına pozitif yatırım yapabileceğiniz başka bir şey daha yok.
Sabah uyandığında yavrunla geçireceğin sevgi dolu, yarım saatlik bir etkileşimin yerini hiçbir flaş kart, hiçbir zeka geliştirici oyuncak tutamaz. Topluluk içinde uyumlu hareket eden, yeni çıkış yolları yaratabilen, empati sahibi bireyler yetiştirmenin yolu; yoğun pozitif birliktelikten ve beraber yaşayıp öğrenmekten geçiyor. Yeşili çimenle, maviyi denizle öğrenmeli. Mevsimleri resim panolarına bakarak değil; sokağa çıkıp karın, yağmurun altında Islanıp, rüzgarda savrularak anlamalı. Adalet, merhamet ve sevgi ev içi ilişkilerde görerek büyümeli. Aksi taktirde şu çok yakındığımız ezberci kuşağı
bir nefer de biz kazandırmış oluruz Ya da dünyadaki zalimler ve sevgisizler ordusuna bir üye de bizim evimizden eklenir.
Kitap bana çok şey katmadı sanki mustelanın reklam kitabı gibi.. bilgi olarak ise herkesin bildiği ya da internette bulabileceğimiz tarzda ben okurken sıkıldım açıkçası