• Artık sonlarına geldim inceleme yazabilirim .
    Sanırım buradaki en uzun incelemem olacak .
    İnceleme kelimesi bana çok iddialı geliyor gelin bu kısa yazıya ,kitapla ilgili düşüncelerim diyelim.

    Her şeyden önce, bu kadının bir resmini bulun kitaptan daha çok zevk alacaksınız . Neden bilmiyorum ama bana öyle geldi. Bu arada kendisi;
    “Yaşlı insanlar için güzellik gençlerde olduğu gibi hormonlarla bedavadan gelmiyor. İnsanın aslıyla kim olduğuyla ilgili. “ dese bile çok güzel bir kadınmış rahmetli..

    Kadıköy’deki favori kitapçımda ( Akademi ) çayımı yudumlarken ( Aslında bu cümle çok havalı oldu ama işin doğrusu çorba içiyordum ) karşımda duran kitaplara göz atıyordum.
    Bir önce okuduğum ve sizile paylaştığım Lao Tzu: Tao Te Ching adlı kitabı gördüm , ( meraklıyım uzak doğu felsefesine) biraz karıştırdıktan sonra hemen aldım.

    Kitabın çevirisini yapan ve ön sözünü yazan Bülent Somay’ın görüşlerinden ( İncelememde bundan bahsetmiştim ) ve fragmanları yorumlayan yazar Ursula K. Le Guin’den etkilendim.

    Aslında, yazarın Bilim Kurgu tarzında yazdığını öğrendiğim zaman biraz tereddütte düştüm ama yazarın tanıtımı yapılan bölümde ,en iyi kitabı olarak tavsiye edilen “Zihinde bir Dalga” adlı kitabı almaya karar verdim.

    Öncelikle bu kitap, bilim kurgu romanı veya bir hikaye kitabı değil ( Bu arada bilim kurgu olmasına rağmen ,kesinlikle “Mülksüzler’i alıp okuyacağım ).

    Bu kitap, Le Guin’in çeşitli ödül törenleri için yaptığı konuşmaları , kendi zevki için yazdıklarını ve çeşitli dergilerde yayınladığı eski yazıları içeriyor.

    Dört ana başlık altında toplamış ;
    Şahsi Meseleler ;
    bu bölümde ailesinde ve kendisinden bahsediyor.

    Okumalar;
    Eğer üzerine konuştuğu kitapları okuduysanız çok zevk alacağınızı düşündüğüm bir bölüm. ( Borges, Mark Twain, Sylvia Townsend Warner ) .

    Tartışmalar ve Görüşler ;
    Denemeler tarzı bir bölüm hayran olmamak elde değil biraz fikir edinmeniz için sizinle bir paragraf paylaşayım:

    KÖPEKLER

    Hangi büyüklükte olduklarını bile bilmez köpekler .
    Kuşkusuz bizim suçumuz , köpekleri bu kadar tuhaf biçim ve boyutlarda üretip duran biziz. Erkek kardeşimin ayakta yirmi santime ancak ulaşan porsuk köpeği, bir Danua’ya onu parçalayacağından en ufak kuşku duymadan saldırabilir . Küçük bir köpek bileklerine saldırdığında büyük köpek ne yapacağını şaşırmış halde kalakalır genellikle : “Yesem mi şunu? O mu beni yer ? Ben daha büyüğüm , değil mi? “Fakat sonra aynı Danua gelip kucağınıza oturmaya çalışırken yamyassı eder sizi, kendisini fino sanmaktadır.

    KEDİLER

    Kedilerse nerede başlayıp bitiklerini gayet iyi bilir . Geçsinler diye tutuğunuz kapıdan ağır ağır dışarı çıkarken kuyruklarını üç beş santim içeride bırakacak şekilde duraksadıklarında , ne yaptıklarının gayet farkındadırlar . Kapıyı açık tutmaya devam etmek zorunda olduğunuzu bilirler . Kuyrukları bunun için oradadır . Kedinin ilişki sürdürme tarzıdır bu.

    Son bölüm ise,
    Yazmak Üzerine , eh ! eğer kitap okuruysanız bu bölümde de ilginizi çekecek çok ilginç fikirlerle karşılaşıyorsunuz.

    Uzun zamandır dışarıdayken ,eve dönüp kitaba devam etmek istedim.
  • Gelmemenin bir vakti yoktur. İnsan coşkuyla beklerken ne kadar zaman geçerse, o büyük günün yaklaştığına o kadar inanır. Bir yıl mı geçmiş? Ne yapalım, dersiniz, hazırlanması en az bir yıl sürerdi zaten...İki yıl mı geçmiş? Gelmesinin eli kulağındadır...
  • İnsan, âlim olduğunu sandığı bilgide cahildir ...
  • Kendisinden çok sonra gelen fizikçi Isaac Newton, Evangelista Torricelli, bilim insanı Nicolaus Copernicus ve matematikçi Galileo Galilei gibi filozoflara ilham kaynağı olan El-Biruni, vefatının 970. yılında anılıyor. Kendisinden asırlar sonra gelen fizikçi Isaac Newton, Evangelista Torricelli, bilim insanı Nicolaus Copernicus ve matematikçi Galileo Galilei gibi filozoflara ilham kaynağı olan El-Biruni, vefatının 970. yılında anılıyor.

    Ebu Reyhan Muhammed bin Ahmed el-Biruni, 973’de Harezm’de doğdu. Babasını küçük yaşlarda kaybeden El-Biruni, ilk bilim eğitimini bölgenin hükümdar ailesinden olan Ebu Nasr Mansur’dan edindi. El-Biruni, seçkin bir matematikçi ve gökbilimci olan Ebu Nasr Mansur’dan, matematikçi Öklid’in geometrisi ve Batlamyus’un astronomi ilmini tahsil etti.

    Yunan filozoflarından Aristo, Arşimet ve Demokritus’un çalışmalarından da etkilenen El-Biruni, bilimsel çalışmalarına 17 yaşında başladı. Harezmşah Devleti, Me’muniler tarafından alınınca, bir süre İran’da yaşayan bilim insanı, “El-Asar’ul Bakiye” adlı kitabını, İran’daki Müslüman hanedanlardan Ziyarilerin sarayında yazdı. 2 sene burada çalıştıktan sonra memleketine geri dönen El-Biruni, Ebu’l Vefa ile gök bilimi üzerine çalışmaya başladı.

    İslam bilim dünyasının parlayan ışığı El-Biruni, Gazne’ye gelerek burada Gazneliler’in himayesine girdi. Sarayda izzet ve itibar görerek, 11. yüzyılın önemli Müslüman -Türk hükümdarlarından Gazneli Mahmud’un Hindistan’a yaptığı seferlere katılan El-Biruni, 1017-1030 yılları arasında Hindistan’da yaşadı ve bu dönemde meşhur kitabı “Kitab’üt-Tahkik Ma li’l-Hind”i bilim dünyasına kazandırdı. Hindistan’a yerleşerek, Hint bilim adamlarının da dikkatini çekmeyi başaran ve Hind ülkesi alınınca Nendene şehrine yerleşen Biruni, bilimsel çalışmalarına burada devam ederek, Sanskritçe’yi öğrendi ve Hind toplumunun hayat tarzı üzerine araştırma gerçekleştirdi.

    El-Biruni, güneşin yüksekliği ve şehrin boylamını hesaplayarak, güneşin hareketlerinden, mevsimlerin ne zaman başladığını belirledi. Dünyanın çapını, bugünkü değere çok yakın olarak keşfeden El-Biruni, yerkürenin şeklini tespit ve yeryüzü ölçümleriyle ilgilenen jeodezi biliminin kurucusu oldu. Hindistan’da öğrendiği trigonometrinin, astronomiden ayrı bir bilim olarak görülmesi gerektiğini savunan El-Biruni, trigonometrik fonksiyonlarda yarıçapın, birim olarak kullanılmasını önerdi.

    Astronomi ve coğrafya ölçümlerinde kullanılan birçok alet geliştirdi

    El-Biruni, astronomi ve coğrafya ölçümlerinde kullanılan birçok alet geliştirdi fakat sadece piknometre, mekanik usturlap ve bazı harita projeksiyonları günümüze kadar ulaşan ölçme araçları arasında yer aldı. Çok iyi bir ansiklopedi yazarı da olan El-Biruni, “El-Asar’il-Bakiye an’il-Kuruni’I Haliye” isimli kitabında, Orta ve yakın Doğu’da kullanılmakta olan takvim sistemlerini göstererek, Hindistan’ın erken orta çağ bilimlerini anlatıp matematik, astronomi ve astrolojinin temellerini attı.

    “El-Kanunü’l-Mes’udi” kitabıyla ayrıntılı bir matematiksel coğrafya eseri yazan El-Biruni, “İstihrâc el-Evtâr fî Dâire” adlı kitabında Orta Asya’nın topoğrafyasını belirledi. Büyük İslam bilim insanı, “Kitabü’I Cemahir fi Ma’rifeti’l Cevahir”de 50’nin üzerinde mineral, maden, metal, alaşım, porselen gibi maddeler hakkında detaylı bilgiler vererek, kitabında her bir maddenin, maddeleri birbirinden ayırt etmeye yarayan özgül ağırlıklarını gösterdi ve ömrü boyunca incelediği bitkileri, “Kitâbü’s-Saydane” isimli kitabında listeleyerek, doğal ilaçların hangi hastalıklara iyi geldiğini kapsamlı bir şekilde anlattı.

    El-Biruni, Galileo’dan 600 sene önce, “dünyanın döndüğü”nü keşfetti

    Newton’dan 700 sene önce, Newton’un matematiksel olarak ispatladığı yer çekimi kuramı üzerine ilk fikirleri ileri süren El-Biruni, geliştirdiği teleskoplarla gözlemleri sonucunda, gezegenlerin güneş etrafında döndüğünü doğrulayan Galileo’dan 600 sene önce “dünyanın döndüğü” fikrini savundu. El-Biruni, “Dünya dönüyorsa, ağaçlar ve taşlar neden fırlamıyor?” sorusuna, “Merkezde bir çekicilik olduğu için her şey dünyanın merkezine düşer.” cevabını vererek, Kuzey, Güney, Doğu ve Batı’nın farklı noktalarda buluştuğunu ve denizin ardında bir karanın bulunduğunu (bugünkü Amerika kıtası) öngördü.

    Tıp alanında da birçok eser veren Biruni, döneminde bir kadını sezaryenle doğum yaptırmayı başarıp, şifalı otlar ve birtakım ilaçlar üzerine yazdığı “Kitabu’s Saydane” isimli eserinde ise yaklaşık 3 bin bitkinin hangi hastalığın tedavisinde ve nasıl kullanıldığını yazdı. İlaçların yanı sıra o bitkinin Arapça, Farsça, Yunanca, Sanskritçe ve Türkçe gibi başka dillerdeki adının yer alması, etimolojik açıdan önemli bir gelişme olarak takdir gördü.

    Düşünce ve bilimsel bakış açısı
    Bilimsel bakış açısı olarak İslam bilim insanı İbn-i Sina’nın Aristo tarzı düşüncesine karşı çıkan Biruni, tek Tanrı inancını benimseyerek evrenin bir başlangıcının olduğunu, öncesiz bir evrenin ise Tanrı’nın gereksiz sayılması anlamına geldiği tezini savundu. El-Biruni’nin, İbn-i Sina’nın yaklaşımlarına sürekli karşı çıkarak, fikir alışverişi anlamında gerçekleştirdikleri yazışma ve tartışmaların bir kısmı, bilim insanlarına farklı pencereler araladı.

    Henüz bilim olarak kabul edilmeyen astrolojiyle de ilgilenen ve “Kitabu’t Tefhim fî Evaili Sanaati’t-Tencim” adında bir astroloji eserini kaleme alan Biruni, simya, efsun, büyü gibi İslam’da kabul görmeyen alanlar üzerinde çalışmayarak, bu tarz oluşumlara şiddetle karşı çıktı. Ayrıca Biruni, devletlerin tarihlerini incelerken, ekonomik nedenleri araştırarak, devletlerin ilişkilerinin altında dini nedenlerin aranmasının yanlış bir görüş olduğunu öne sürdü. Batı’da “Aliboron” adıyla ünlenen İslam mütefekkiri El-Biruni’nin eserleri, pek çok Batı diline çevrildi.

    Bilim dünyasında takdir edildi
    Türk Tarih Kurumu’nun yayımladığı bir dergide ve UNESCO’nun 25 dilde çıkardığı 1974 Haziran sayısında kapsamlı bir şekilde tanıtılan El-Biruni’nin, derginin kapağında yer alan fotoğrafının altında, “1000 yıl önce Orta Asya’da yaşayan evrensel dahi Biruni, astronom, tarihçi, botanikçi, eczacılık uzmanı, jeolog, şair, mütefekkir, matematikçi, coğrafyacı ve hümanist” ifadelerine yer verildi.

    El-Biruni, günümüzde de en bilinen İslam bilginleri arasında yerini alırken, dünyadaki çeşitli ülkelerde Biruni’yi anmak için sempozyumlar, kongreler düzenlendi ve pul bastırıldı. İslam bilgini El-Biruni’nin en tanınmış eserleri arasında “El-Âsâr’il-Bâkiye an’il-Kurûni’i-Hâliye”, “El-Kanun’ül-Mes’udi”, “Kitâb’üt-Tahkik Ma li’l-Hind”, “Tahdid’ü Nihayeti’l-Emakin Tashih-i Mesafet’il-Mesakin”, “Kitabü’l-Cemahir fî Ma’rifeti’l Cevahir”, “Kitabü’t-Tefhim fi Evaili Sıbaati’t-Tencim”, “Tahdidü Nihayati’l-Emakin” ve “Kitabü’s-Saydane fi’t Tıp” gibi kitapları, pek çok ilim dalında rehber olarak yol gösterdi. Dünyada bilim sahasına kazandırdığı ilk keşif ve buluşlarla, bilim dünyasına ışık tutan İslam alimi El Biruni, 13 Aralık 1048’de rahmet-i Rahman’a kavuştu.
    Editör / Yazar: Ali Ekber ÖZGEN
  • Her şeyimiz, içine bazan şahsiyetimizi koyduğumuz alışkanlıklarımız bile bir medeniyetin getirdikleridir.
  • Trabzonlu bir ADAM vardı
    Bilge lider İzzet begoviç sırp keskin nişancılarla başa çıkamıyordu Türkiyeden giden ekibin başı Kemal Kahraman diye tanınanda oydu yaralandı ama keskin nişancıları temizledi, aynı zamanda Kardak krizinde botlarla çıktığı seferde Yunan kayalıklarını Yunanlıların elinden alan bordo bereli Doğu Türkistanda Uygurların yanında o vardı adı İSYANDI, Afganistanda adı KARTALDI Türk general Raşit dostumu savunma bakanı yaptırdı, Azerbaycanda adı KÖROĞLUYDU Azerbaycan ordusunun kurulmasında ermenilerle mücadelede ön saflardaydı,Onun Türk istihbaratandaki adı HAYALETTİ.O Büyük kahraman KAŞİF KOZİNOĞLU. . vücuduna giren üç kurşun onu öldüremedi ama Fetullahçı savcı hakimler onu tutukladılar.13 kasım 2011 silivri zindanında şehit oldu. Ruhu şad mekanı cennet olsun çağımızın Kürşadının...
  • Gelmemenin bir vakti yoktur. İnsan çoşkuyla beklerken ne kadar zaman geçerse, o büyük günün yaklaştığına o kadar inanır. Bir yıl mı geçmiş? Ne yapalım, dersiniz, hazırlanması en az bir yıl sürerdi zaten... İki yıl mı geçmiş? Gelmesinin eli kulağındadır...
    Amin Maalouf
    Sayfa 166 - Yapı Kredi Yayınları