Cenab-i Hak, hayatimizin medeari olan rizkimizi tekellüf edercesine vaad buyurup bizden sadece anlayis ve kulluk istiyor. Nitekim Zariyat suresinin 56,57,58 inci ayetlerinde buyuruyor ki.
"Ben, cin ve insani, yalniz beni bilip bana kulluk etsinler icin yarattim. Yoksa onlardan rizk istemiyorum. Bana yemek vermelerini de istemiyorum. Cünkü kuvvetli ve metin rizik verici ancak Allah'dir."
Bir hadis-i serifte Hazret-i Resulullah Efendimiz buyurmuslar ki:
"Ruhul Kudüs kalbime vahiy yoliyle üfledi ki: Hic bir nefs, ecelini ve rizkini tamamlamadikca ölmez. Öyleyse Allah'dan sakinin da rizkini istemede yavas, temkinli, vakarli olup acele ve hafiflik etmeyin, rizki güzel yoldan arayin. Rizkinizin gec gelmesi, sizi masiyetli yollara sürükleyip götürmesin. Muhakkak ki, Allah katinda olan rizka ancak Allah'a taatle nail olunur."
Binaenaleyh herkesin Rezzaki Alem Allah tarafindan hayati boyunca tayin ve tahsis edilmis bir rizki olduguna, bu rizkini tamamen almadikca dünyadan cikamayacagina, mukadder olan o rizkin kulun hirsi ve acelesiyle artmaz ve eksilmez olduguna kesin bir bilgi ile inanip saglam itikad ederek rizkini kazanma yolunda ancak mesru ve makul yollardan giderek ecir ve sevaba nail olmak, mesru olmayan kötü sebeplere bas vurup da sorumlu, ikaba ve azaba müstahak olmamak icin önemle calismak ve Allahin vaadine güvenip kendisine tevekkül etmek farz olur.
Her mahluk, hayati müddetine tayin ve tahsis olunan kendi rizkini tamamen alir. Hic kimse baskasinin rizkini alamaz. Cünkü rizki tahsis ve takdir eden Cenab-i Hak‘tir.
„Rizik, helal ve haram olsun yenilecek, icilecek, giyilecek ve sair seylerden Allah‘in mutlaka faydalanmak icin hayat sahib olan mahluklarina gönderdigi seyin adidir.“