1-Sizce Kemal’in “masumiyet” arayışı gerçekten aşk mı, yoksa suçluluk mu?
Roman boyunca “masumiyet” kelimesi, hem aşkın temizliği hem de toplumsal günahın itirafı gibi kullanılıyor.
Sence Kemal sevdiği için mi bu kadar saplantılı hale geldi, yoksa kaybettiği sınıfsal düzenin suçluluğunu mu telafi etmeye çalıştı?
2-Füsun susarak mı konuşuyor?
Roman boyunca Füsun uzun sessizliklerle, küçük jestlerle cevap verir.
Bu suskunluk, sence bir direniş biçimi mi — yoksa Kemal’in dünyasında sesi bastırılmış bir kadınlığın simgesi mi?
3-Aşkın mülkiyetle kesiştiği anlar sizi etkiledi mi?
Mesela Kemal’in Füsun’un eşyalarını biriktirmesi, “bir insana sahip olamıyorsam, eşyasına sahip olurum” düşüncesi...
Bu sana aşk mı, hastalık mı gibi geliyor?