Dün elinde çatalla evde kosturan ogluma gözünü çikarmamasi için engel olunca üzüldügünü söyledi ve ben de ona su cümleyi kurdum:
"Terliklerini giy de öyle üzül." Kendi sesimiz içimizde yankilanir ya bazen, bir an öyle oldu. Kendimi bu cümleyi duyarken hatirladim. Sonra oglum terliklerini giymedi ama konu dagildi gitti. Üzüntüsü hafifledi.
Annemize bir derdimizi anlattigimizda hani o dert hafifler ya. Demek ki ta bu yastan basliyor. "Söyle kötüyüm, böyle kötü olaylar basima geldi," diye anlatip karsidaki "Once bir terliklerini giy," deyince artik nasil üzüntüne odaklanabilirsin ki? "Ay anne ne terligi gözünü seveyim," dersin, "ben burada ölmüsüm terlik diyorsun," dersin belki de ama kafan karigmistir artik. "Nerede benim hep giydigim terlikler?" diye aramaya gidersin. Bulamazsan öbür dert zaten iyice önemsizlesir. Yemin ederim annemin önemsemedigi bir derdimi eskisi kadar önemseyebilmem mümkün degil. Ayrica hadi önemsedim yine de üzülüyorum diyelim, terliklerimi giyersem daha saglam üzülmez miyim? Söyle hakkini vere vere üzülmez miyim? Anneler ne kadar da haklı.