Ne yazık! Dünyada sadece tek bir varlığı sevmek, onu bütün kalbiyle sevmek ve karşınızda durup size bakar, cevap verir, konuşurken, sizi tanımadığını fark etmek! Sadece onun tesellisine ihtiyaç duymak ve bunu yapması gerektiğinden habersiz olan tek kişi olduğunu anlamak!
Johannes Vermeer gündelik hayatı betimlediği tablolarıyla tanınan Hollandalı barok ressam.
Soyluların resimleriyle süslediği tuvalinde bu kez bir hizmetçinin yer almasına karar veriyor.
Olay örgüsüne gelirsek ;
Yoksul ailesine destek olmak amacıyla Hollandalı ressam Jan Vermeer'in evinde hizmetçi olarak işe başlayan 16 yaşındaki Griet isimli genç kız, ressamın stüdyosunu temizlerken kızın resimlere olan merakı Vermeer'in ilgisini çeker ve ressama renkleri oluşturmada yardımcı olmaya başlar.
Ailenin varlıklı yakınlarından biri, ressamdan içinde bu iri gözlü hizmetçinin de bulunduğu bir tablo yapmasını ister. Vermeer tabloyu yapar ancak tabloda sadece Griet yer alacaktır.
Ancak tablo bir türlü bitmek bilmemektedir. Hala eksik bir şeyler olduğunu düşünen ressamdan önce Griet o eksikliği bulmuştur. Bir inci küpe bu tabloyu tamamlayacaktır.
Bir tablodan yola çıkarak kurgulanan bir hikayesi olsa da tablo hala gizemini korumakta. Tablodaki kız, iri gözleri ve anlaşılması güç yarım gülüşü ile masum mu yoksa baştan çıkartıcı mı?