beyza

"Adını koymaya cesaret edemeyen aşk", içinde yaşadığımız bu çağda yaşlı bir adamın genç bir adama duyduğu büyük sevgi demektir, David ile Jonathan arasındaki aşk gibi, Platon'un felsefesine temellik eden, Michelangelo ile Shakespeare'in sonelerinde bulacağınız türden aşk gibi. Kusursuz olduğu kadar lekesiz olan o derin, manevi sevgi demektir. Michelangelo gibi, Shakespeare gibi kişilere sanat yapıtlarını yazdırtan odur, o yapıtların içinde o vardır... İçinde yaşadığımız çağda yanlış anlaşılmaktadır, öylesine yanlış anlaşılmaktadır ki, "Adını koymaya cesaret edemeyen" aşk olarak tanımlanır ve ben işte bundan dolayı burdayım. Güzeldir, inceliklidir, sevgilerin en soylusudur. Doğal olmayan bir yanı yoktur asla. Entelektüel bir sevgidir, yaşlı erkek ile genç erkek arasında defalarca yaşanır, hele yaşlı erkek zihin gücüne, genç erkek kendisini bekleyen hayatın bütün neşesine, umuduna ve görkemine sahipken. Bunun böyle bir şey olduğunu anlamaz. Dünya bununla alay eder ve bazen birini bu yüzden herkese rezil eder. -Oscar Wilde (2 yıl hapis yatmasına sebep olacak mahkemedeki çapraz sorgu sırasında "Adını koymaya cesaret edemeyen aş"ın ne olduğu sorulduğunda Wilde tarafından verilen cevaptır.)
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ey benimle bunca çetin işler görmüş yiğitler! Bugün, dertlerinizi şarapla giderin, yarın engin denizlere açılacağız. -Horatius