Başlarda kimseye zarar vermedim isteyerek. Kimseyi kırmadım kasten. Sonra baktım ki işler bu şekilde yürümüyor bu gezegende. Hayata romantik bakanların yeri yok. Hiçbir şeye hakkı yok. Sonra herkesi kırdım. Her şeye zarar verdim. Çünkü ben de maalesef bir insanım. Vahşi bir hayvan daha doğrusu. Diğer tüm insanlar gibi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bilinç ve farkındalık. İnsanın en büyük iki düşmanı. İnsanlar bilinçsiz doğar çünkü hiçbir varlık, aptal bile olsa katlanmak istemez dünyanın kahrına. Bilinçli olmaya, farkında olmaya dayanamaz. Bilinçlendikçe kurtulmaya çalışır. Eğer insanlar bilinçli doğsaydı, öldürürdü her cenin kendini anne karnında göbek bağını boğazına dolayarak.
Bir başkasının kandırmasındansa kendi kendimi kandırmak daha sağlıklı bir düşünceydi. İnsanoğlunu ele geçiren en büyük hastalıktı bu. Ne AIDS, ne kanser ne de çağın hastalığı depresyon. Sadece kanmak. Sonrasında da kanamak.
Kulaklığımı taktım. Bir sigara yaktım. This will make you love again, diye bağırıyordu kulaklıktan adamın biri. Bir gün acılarımdan bir ülke inşa edecek olursam, milli marşım yapardım bu şarkıyı kesinlikle.
Bir gitar teline sıkışmış gibi yaşayacaktım bundan sonrasında. Tanrının kurcalamaktan sıkılıp dünya dediği tozlu dolaba attığı, kırgın ve günahkar bir enstrüman.