Enes çağrı Akgünes

unutMADIMAKaklımda
Yumrukluyorum duvarları Yumrukluyorum kara gecenin bedenini Ellerim kan içinde nehirler taşmış yanaklarımdan Otuzyedi can Otuzyedi gül çatlamış susuzluktan sıvas’ın içinde Nasıl uyku tutar gözlerimi? Döne döne semaha dönenler tutuştu önce Sonra türküler Sonra da şiir çığlıksız düştü türkülerin yanıbaşına. Sıvas, sıvas... yiğitlik midir emanet cana kıymak? Yiğitlik midir bir tutam ışığı Kör bıçakla güneşten koparıp karanlığa kurban etmek? Söyle hangi kitapta vardır elleri kolları bağlıyı yakmak? Var mıdır kardelen akında bir avuç inciyi Ateşe tutmak lo? Böyle garip düştüğüme bakma Böyle mahzun durduğuma... Varsın ateşin suskunlukla beslensin Benim de yüreğim gençliğini almış yanına Yürür başı dik Senin de dağların var sıvas, senin de dağların... Dağlarında şahanların... Gün tutuşur canım gece tutuşur Yangınlarda tutsak canlar tutuşur Külüm toprak olur yele karışır Yürür gelir canlar yollar tutuşur Sıvas ellerinde sazım tutuşur Söz tutuşur canım türkü tutuşur
1000Kitap
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Başarı, şevkini hiç kaybetmeden bir başarısızlıktan diğerine geçebilme kabiliyetidir. WINSTON CHURCHİLL
Bir kadın, belirli bir biçimde güldüğu zaman, bu onun yaşadığını kanıtlar. Kadın öncelikle yaşam demektir. (a.g.e., s. 325)
Bana yalnızlık et birleştir yalnızları.