"Nefs dediğin ölmez. Sen onu masum sanırsın. İçinden gelen sesleri kendinin sanırsın. Lakin nefsin sesidir onlar. Ne edersen et ölmez o. Öldü dediğin anda, sen öyle zannettiğin anda tekrar yapışır sana. Sen ölene kadar o asla ölmez."
"O vakit ben ne edeceğim?" dedi Mahmud.
"Daha ağır ceza vereceksin ona. İstediklerini etmeyeceksin. Söylediği yola gitmeyeceksin. Daha büyük darbeler indireceksin."
Eski zamanları hayal etmeye çalışıyorum yürürken. Çok eski zamanları... İnsanlar neler yapıyorlarmış acaba? Nerelere gidiyor, nasıl vakit geçiriyor, eğlenmek için ne yapıyorlar, biz bu kadar hızlı yaşayıp da hiçbir şeye yetişemezken onlar nasıl yetişebiliyorlar? İstanbul hepsini biliyor bunların. Bu kadar çok yaşadığı için mutlu mudur acaba? Ya da bıkmış mıdır sevdiği herkesin öldüğünü görmekten? Anlayamıyorum...