“çok içme, dedi bana. yoksa kötü düşler görürsün. suçlu ve yalnız kalırım karanlığın ortasında. elini tutamam ve notaların hepsi kurşun gibi batar kalbimize.”
sadece yalnız ve acımasız olduğunu söyleyen gitar sesi. dudaklarımdan botlarıma sarkan teller. hıçkırıklarımı duymasınlar diye sıkmaktan avuçlarımı kanatan kapı kolları.
vahşetim saklıyor üşüdüğüm geceleri ve tüm ağlayışlar uyuşturuyor parmaklarımı. yağmur bira kutuma doluyor; beş gün beş gecedir bu balkonda soğuktan ve yalnızlıktan örülen bir yol açıyorum.
herkesin dönecek yeri var, benimse ihanet eden anılarım. küçük kırmızı bir balık: babamın tek hediyesi on yaşıma. ve niye bu kadar küçük ve niye bu kadar kırmızı diye.
çok içme, dedi bana. yoksa kötü düşler görürsün. suçlu ve yalnız kalırım karanlığın ortasında. elini tutamam ve notaların hepsi kurşun gibi batar kalbimize.