Ömer Gezen, bir alıntı ekledi.
1 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi · 10/10 puan

"Tüm savaşlar çalmak için yapılır."
(Voltaire)

Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar, Arthur Schopenhauer (Sayfa 173)Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar, Arthur Schopenhauer (Sayfa 173)
" Soğuk Nevale", bir alıntı ekledi.
 16 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi

"Belki de dünyanın en masumane suçudur birisinin kokusunu çalmak."

Nar Çiçeği, Zeynep SaraçNar Çiçeği, Zeynep Saraç
MAVİ DÜŞ - OKURGEZER, bir alıntı ekledi.
Dün 16:00 · Kitabı okuyor · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Malınızı çalmak için fazla vicdanlı olan bazı insanlar, düşüncelerinizi bozmakta bir sorun görmezler.

Aforizmalar, Halil Cibran (Sayfa 36 - Avrupa Yakası Yayıncılık)Aforizmalar, Halil Cibran (Sayfa 36 - Avrupa Yakası Yayıncılık)

Yahya Kemal Beyatlı, emekli olduktan sonra kısa bir yurt gezisine çıkar ve döndükten hemen sonra Beyoğlu’nda bulunan Park Otel’e yerleşir.
19 yıl boyunca yaşayacak olduğu bu otel, şairin adeta evi haline dönüşür. Yahya Kemal’i bir otel odasında yaşamaya iten sebep nedir bilinmez fakat bu durum onun yalnızlığını iyiden iyiye derinleştiren bir hal almaya başlar. 1941-1946 yılları arasında 75, sonrasında ise 165 numaralı odada kalır.
Sık sık ziyaretçi kabul etmesine rağmen içinde bulunduğu yalnızlığın da farkındadır
Arkadaşları, yakın dostları şairi hiçbir zaman yalnız bırakmazlar. Her fırsatta ziyaretine giderler. Kendisi de zaman zaman seyahatlere çıkar ancak döndüğü yer yine aynı otel odası olur. Hatta bu yalnızlığını otelin servis şefi Dursun’a şu sözlerle ifade etmiştir: “‘Evlen’ demişti. ‘Ben evlenmedim, yalnızlığın acısını âlâ çekiyorum.”
Şairin yakın arkadaşlarından Cahit Tanyol, bu duruma sebep olan kişinin kardeşi Reşat Beyatlı olduğunu söyler
Ayrıca Yahya Kemal’in bu durumdan dolayı kardeşi Reşat Beyatlı’yı hiçbir zaman affetmediğini de belirtir.
Yahya Kemal, kendisini ziyarete gelen dostlarını sohbet esnasında not almamaları konusunda sık sık uyarır.
Sebebi nedir bilinmez, belki de içinde bulunduğu durumun yaşandığı yerde kalmasını uygun bulmuştur. Ya da ortamdaki siyasi konuşmaların dışarıya gitmesini istememesi gibi ihtimaller de söz konusudur. Ancak her koşulda net olan kural, not alınmaması olmuştur.
Yahya Kemal, aynı zamanda Ahmet Hamdi Tanpınar’ın hocasıdır
Tanpınar, hocasının otel odasındaki halini muhacir bir kuşa benzeterek şu sözlerle ifade eder: “Zavallı Yahya Kemal. Bir insanın bir insanda bu birbiri ardınca değişen çehreleri ne garip ve hazin oluyor ve nasıl en son çehre hepsini siliyor, bitiriyor. Park Otel’in barında gördüğüm küçük, dar, takatsiz adımlarla ancak yürüyebilen bîçare ve acınacak ihtiyar. Otelin odasındaki hasta ve büyük kuş. Muhacir kuş. Ve nihayet şimdi çıktığım odada son defa konuştuğum, tebessümüne, bakışının mânalılığına ve hiddet ve o kadar psikolojik hususiyetine rağmen iskelet olarak gülmeye hazır kemik külçesi baş nasıl hepsini sildiler.”
Şairin ziyaretçileri arasında bulunan arkadaşı Sermet Sami Uysal, Yahya Kemal’in yaşam alanını yakından görme fırsatı bulmuştur
Ve bir şairin dünyasını, yazınsal yarıtım süreçlerinin başlayıp bittiği odayı şu sözlerle ifade etmiştir:
“Otel odası dağınık, dersiz topsuzdur. Gömme dolabın hemen yanında üst üste konulmuş bavullar göze çarpar. Bavulların tepesinde kitaplar, gazeteler ve boş pasta kutuları. Şairin karyolası odasının ortasındadır. Yahya Kemal hep karyolada oturur. Ufak bir sehpada gelişigüzel duran Birinci sigarası paketleri, kibrit kutuları, paslı çakı, kalemler, cep saati. Tam bir savruluş içinde. Telefonun az berisinde dolu ve boş maden suyu şişeleri, reçeteler, ilaçlar… Tuvalet masasında bir dolu küçük makas, kolonya şişeleri, fırçalar… Şurda bir radyo… Şurda Yahya Kemal’in eski bir fotoğrafı… Yaman bir yalnızlık!”
Bütün yolların yalnızlığa çıkıyor olması bir kenarda dursun, yazmaktan kesinlikle vazgeçmemiştir.
Yahya Kemal’in otel odasındaki gündelik hayatı şu sözlerle anlatılmıştır: “Her sabah 6.30’da uyanırdı. İlk işi zili çalmak, kahvaltı istemekti. Sabahları sütlü kahve içer, kızarmış ekmek yerdi. Sonra gazeteleri okurdu. Edebiyat dergilerini de dikkatle izlerdi. Kendisinden söz eden gazeteleri dergileri saklardı. Şiir yollayan genç şairlerin mektuplarını da atmazdı. Saat 9’da yatağından kalkar, aynanın karşısına geçer, tıraş olurdu. Bir süre eski kahverengi robdöşambrı ile odanın içinde dolaşır, saat 11’e doğru yatağının üzerine oturarak şiir yazardı. Öğle yemeği için ya otelin lokantasına iner, ya da Abdullah Efendi’ye giderdi. Yemekte bir bütün tavuk, üç porsiyon pilav yerdi. 13.30’da yine odasına döner, öğle uykusuna yatardı.”
1957 yılında bağırsak iltihabı teşhisiyle tedavi için Paris’e giden yazar, 1958 yılında İstanbul’da hayatını kaybetmiştir.
Şiirlerini yeteri kadar mükemmel bulmadığı için kitap haline getirmeyen şairin eserleri, ölümünün ardından Nihad Sami Banarlı’nın teklifiyle kurulan Yahya Kemal Enstitüsü tarafından yayınlanmıştır.

Hazal Merve Çelik, bir alıntı ekledi.
22 May 09:40 · Kitabı okudu · Puan vermedi

+"Bana ne dünya telaşından, bana ne dosttan düşmandan..." Mandolin çalmak ne güzel oluyor!
- Mandolin değil o, gitar...

Vişne Bahçesi, Anton Çehov (Sayfa 32 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Vişne Bahçesi, Anton Çehov (Sayfa 32 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

AĞLAMAK İÇİN GÖZDEN YAŞ MI AKMALl?

Ağlamak için gözԁen уaş mı akmalı?
Duԁaklar gülerken, insan ağlaуamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tenԁe güzel bir ruh, kalbi bağlaуamaz mı?
Hasret; özlenenԁen uzak mı kalmaktır?
Özlenen уakınԁaуken hicran ԁuуulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saaԁet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü ԁalınԁan mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül ԁalınԁa solmaz mı?
Ölԁürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?

Victor hugo

Betül, bir alıntı ekledi.
21 May 17:27

...pek çok zaman içimizden biri ne yaptığını bilmeden bütün hayatı boyunca ıslık çalar. Fakat ıslık çalmak günlük hayatın baskılarından bağımsızdır ve kısa bir süreliğine de olsa bizim de kendimizi özgür hissetmemizi sağlar.

Açlık Sanatçısı, Franz KafkaAçlık Sanatçısı, Franz Kafka

Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
? Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?

Ahmet Samsa, bir alıntı ekledi.
20 May 18:45 · Kitabı okuyor

İnsan çalmak zorunda mıdır? Kendisini satmak zorunda mıdır?

Kırmızı ve Siyah, Stendhal (Sayfa 317 - Atlantis Yayınevi)Kırmızı ve Siyah, Stendhal (Sayfa 317 - Atlantis Yayınevi)

Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı? -Victor Hugo
Ağlamak için gözԁen уaş mı akmalı?
Ԁuԁaklar gülerken, insan ağlaуamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tenԁe güzel bir ruh, kalbi bağlaуamaz mı?
Hasret; özlenenԁen uzak mı kalmaktır?
Özlenen уakınԁaуken hicran ԁuуulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saaԁet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü ԁalınԁan mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül ԁalınԁa solmaz mı?
Ölԁürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?