"Duyduğuma göre bir hafta önce yine dükkânın kapısını ardına kadar açık bırakıp gitmişsin. Dükkân gece boyu açık kalmış, bir şeyler çalınmamış mı?'
"Yok abi, kimse kitap çalmaz," dedi o kendinden emin bir şekilde. "Eğer kitap çalacak biri çkarsa istediği kitabı bedavaya verir, üstüne de bir tabak Uygur leğmeni ısmarlarım. Üstelik güvenlik çok sıkı, her yerde polis varken, hatta hükumet sıradan vatandaşları bile kendine polis yapmışken hırsız ne yapacak? Artık hırsız kalmamıştır diyorum ben."
Güldüm, onun böyle konuşması hoşuma gidiyordu.