Canan Ejderoğlu

Canan Ejderoğlu
@cananejderoglu
Bazı ilişkilerde yakın olmak sadece çıkan sorunları birlikte çözmeye çalışmak demektir. Bazen de kişi dikkatinizi çekmeye, size bu şekilde karşı çıkmaya çalışıyor; kızgınlığını ifade etmek için bir yol olarak sorunlu davranışlar ortaya koyuyor olabilir. Her şeyin açık açık konuşulamadığı ailelerde, "Bu beni rahatsız ediyor, bunu bir daha yapma" demeyi öğrenmeden büyüyen insanlar bazı şeylerden rahatsızlık duyduklarını çocuksu tavırlarla gösterebilirler. Aslında bu biraz da annesine kızıp onun rujunu kıran, babasına karşı gelemediği için arabasına çizerek ona sesini duyurmaya çalışan çocuğun tepkisi gibi geliyor. Eger karşınızdaki kişinin bu çocuksu ruh halini bırakmasını istiyorsanız, siz de ebeveynlikten çıkmalısınız. Sadece çocuklarınızın çıkardığı problemlerle ilgilenmek gibi bir sorumluluğunuz var ki o da çocuklarınız büyüyene kadar... Büyüdüklerinde onların da sorunlarını çözmeyi bırakmalısınız.
Sayfa 131·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Birinin psikolojik problemini çözmek ile kendi problemiyle uğraşırken ona vardımcı olmak arasında fark var insanların -ki bu insanlar bizim en yakınlarımız, en sevdiklerimiz bile olsa- sorunlarını çözme gücümüz yok. Bu sorunlar alkol, kilo, ilişki, yeme bozukluğu, iş batırma, dikkat dağınıklığı olabilir. İnsanın psikolojik tabanlı bir sorundan kurtulması, safra kesesindeki taştan ya da çürümüş bir dişten kurtulması gibi hızlı değildir. Hem acısı çok daha fazladır hem de aylar, hatta yıllar sürebilir. Bu süreçte yapılan en büyük hatanın insanların sorunlarının sorumluluğunu üzerimize almak olduğunu söyleyebilirim. Bizim işimiz sevdiğimiz insanların hataları, kusurları ya da sorunlar değil; bizim işimiz sevdiklerimizin mutluluğu, huzuru, kendilerini değerli ve güvende hissetmeleri. Onlara güçlü hissettirebilir, desteğimizi esirgemeden moral verebilir, inandığımızı her fırsatta gösterebiliriz. Desteğimizi sevdiğimiz insana vermeliyiz, onun sorunlarına değil.
Sayfa 129·Kitabı okudu
En iyi savunmanın saldırı olduğunu söyleseler de ben buna inanmam. insan kendisiyle savaşmaya başladığı zaman kaybetme ihtimali de var ve bizim bazı savaşlan kaybetme şansımız yok. Aslında hayat da böyle işte. Zarar verenlerimiz bazen en içeridekiler olabiliyor. Kötülük en beklemediğimiz yerden gelebiliyor. Mesela ailemizin içinden, kardeşlerimizden, evlatlarımızdan, dostlarımızdan... Belki de hastalıklar bedenimizden önce bizi saran ilişki ağlarında başlıyor? Kim bilir, insan en yakınlarıyla savaşırsa mı daha mutlu olur yoksa onları bütün kötü taraftarıyla kabullenip gardını ona göre alırsa mı? İnsanların da bize zarar veren kötü tarafların kabul edersek kendimizi ondan koruyabiliriz. İnsanların olumsuz taraftarıyla "Ama bu böyle olmamalı" diyerek savaştığımız vakit bize daha fazla direnirler. Değişecekleri varsa bile bize inat değişmezler.
Sayfa 39·Kitabı okudu
"Gözlerinize ibadetten olan paylarını verin." Bunun üzerine sahabe, "Gözlerin ibadetten olan payı nedir?" diye sordular. Rasulullah (sallallâhu aleyhi vesellem) söyle buyurdular: "Mushafa/Kur'an'a bakıp okumak, onun üzerinde tefekküre dalmak/düşünmek, onun hayretler uyandıran ifadeleri karşısında ibretler almak/ ders çıkarmaktır."

Canan Ejderoğlu

, bir kitabı yarım bıraktı
Behçet Çelik
7/10 · 53 okunma