"Zımnen: Mü'mine oyun ve eğlence olarak bu dünyada sürdüğü hayat yeter. O fazladan bir oyun be eğlenceye ihtiyaç duymaz. Buna ihtiyaç duyanlar, dünyaya aşırı değer yükleyenler, bir başka ifadeyle dünyaya ahiret muamelesi yapanlardır."
Orijinal bir düşünce. Bilgisayar oyunu oynamaktansa gidip gerçekte birşeyler yapmak daha cazip gelmiştir bana. Bir spor müsabakası izlemektense gidip o sporun kendisini yapmak da daha cazip geliyor genelde.
"Kainatta var olup da mahza şer olan hiçbir şey yoktur."
Said Nursi'de "Halkı şer şer değildir, kesbi şer şerdir" diyerek aslında benzer fikirleri savunuyordu.
Zira eğer şerri Allah'a isnat ederseniz, kötülükle savaşmak tanrıyla savaşmak anlamına gelecektir. Bu bakış açısı, müslümanları kadercilik bataklığına sürüklemiştir.
Genel olarak orijinal ve akıcı. Dili çok etkin bir şekilde kullanıyor. Bazen çok veciz ifadelerle meseleyi insanın gönlüne nakşediyor. Zaten bu sebeple kitabı okumak istedim diyebilirim.
Bu iyi şeylerin yanında yer yer çok farklı meselelere değiniyor. Siyer ve tarihle ilgili verdiği bazı bilgilerin yanlış olabileceğini düşünüyorum. Mesela İstanbul'un fethi hadisi uydurma bir hadis olabilir ama buna bir yerde kısaca değiniyor.
Yazar genel olarak duygusal biri olduğu için duygularını ifade edip, duygulara hitap etmek istiyor. Bazı yerlerde bunun biraz aşırıya kaçtığını düşünüyorum. Geleneksel cemaatlerin, toplumların duyguları manipüle etme taktiklerine biraz benzettim.