Nurcan

Nurcan
@canigonlum
Eğer bir dış etken bizi üzebiliyorsa, duyduğumuz acı o şeyin kendisinden değil bizim ona yaptığımız “değerli” atfından kaynaklıdır hep. Yani seni kimin üzebileceğini kendin seçiyorsun. Birisi demişti ya anam babam değilsiniz ben aldım hayatıma istediğim an çıkartırım diye, haklı. Kimse kimsenin mecburi istikameti değil. İnsan ya hu o da insan basit bir algoritması var, sana iyi geliyorsa hayatında olmalı, sana zarar veriyorsa hayatından çıkartıp yoluna bakarsın. Herkes herkessiz yapabilir. Toksik olan hiçbir insanı, rehabilite edemezsin. Görevin bu değil.
Reklam
Nietzsche diyor ki; "Kendine en ağır yükü aradın: bulduğun, kendindi... Kendini sırtından atamadın!" İnsanın derdi de dermanı da, varı da yoğu da kendisidir. Şair Niyazi Mısri diyor ya hani; “Dermân arardım derdime derdim bana dermân imiş.” diye tam da öyle. Derman dışarda değil. Ben sana hiçbir şey öğretemem oğlum. Bütün çarelerini kendin yaratacaksın.” Diye bir diyalog var İnce Memed’de. Aman bekleyen ziyandadır. Başkasından bir şey uman üzülür. Çare, başkası tarafından verilen bir şey değildir. Elde edilir. Aranır, bulunur. Ama başkası vermez.
Bilmiyorsun sevgilim, arkaya bakarak hiçbir yolu yürüyemezsin. Ayağın en beklemediğin yerde takılıp düştüğünde öğrenirsin. Geç kalmışlığın ilacı da yoktur sevgilim. Bilmiyorsun. Hayat, zihnindeki o ütopya değil, öğrenirsin sevgilim. Her geldiğinde ardına kadar açık olacağını bildiğin o kapının bir gün yüzüne kapandığını, hem de daha önce hiç açılmamışcasına kapandığını gördüğünde canının nasıl yanabileceğini bilmiyorsun sevgilim. Her düştüğünde uzanan o elin yokluğunun nasıl acı verici olduğunu, öğrenirsin.
Yokluğunu hissettiği şeyin, ne olduğunu bilemez insan ya bazen hani. Hatırlanmayan bir rüyanın aşinalığı gibi hani. Hani bir şey eksik. Bir şey yok. Yok olduğuna eminsin, yoksunluk hissediyorsun ama, ne eksik bilmiyorsun.
Her erteleyiş, hayat boyu devam edecek bir vicdan yükü olabilir. Gecikmiş bir af dileme, söylemek için geç kalınan bir sevgi sözcüğü, o arasın ben haklıyımlar.. Bir gün kaburgalara saplanıp ölene kadar orda kalan bir hançere dönüşebilir. Vakit varken, tam da şu an. Ölüm gelmeden! “Ertelemek yaşamın mayasını kaçırır. Kızdıysan bağır‚ sevindiysen söyle‚ özlediysen arkasından koş.” demişti birisi. Ben öldükten sonra gelecek hiçbir çiçeğin önemi yok demiştim ben de. Tam da öyle. Her şey vaktiyle kaim.
Reklam