bilboa

Dune Tanrı İmparatoru
Puan vermedi·%19 (100/512 syf.)·
Henüz daha 100. sayfadayım ancak seri boyunca yaşanan tüm olaylarda, anlatılan tüm durumlarda, ölen , doğan , değişim geçiren , büyüyen tüm karakterlerde ben de orada gibiydim. Bilim kurgu alanında uzun zamandır hiç bu kadar benimsediğim, içinde yaşadığım kitap serisi olmamıştı. Geç keşfettiğim için üzülüyorum. 4. kitabını da aynı hevesle okuyorum. spoiler Letonun 3. kitapta karar vererek solucanla bir olmasına o kadar şaşırdım ki o sayfaları 2 kez okudum. Her okuduğum kelimeyi tekrar ettim adeta. Nasıl bir düşünce, nasıl bir öngörü bir kez daha hayran kaldım. Yaşamı , yaşamayı, gelişmeyi, değişmeyi, kişilikleri, karakterleri daha nasıl iyi anlatabilir derken her sayfada rekor kırıyordu Frank Herbert. Leto şimdi hepimizden üstün, artık insan değil. Hayatları, planları bir süre sonra Letonun oyuncağı olduğunu fark eden sıradan insanlar 'sıradan asiliklerini' yaşayarak Letonun yaşam hakkındaki bilgilerinin sürekli gerçekleşmesinden sıkıldığı için açtığı minik pencereyi aralamaya çalışıyorlar. Macera asla kendini tekrar etmeden devam ediyor.
Dune Tanrı İmparatoruFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20214,136 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Notre Dame'in Kamburu
Puan vermedi
bir şaheser. öyle ki son 100 sayfayı soluksuz okudum. --- spoiler --- öncelikle papaz’ın sevgi şekli bize hiç yabancı gelmedi, sanki sayın hugo bazı yerlerde de belirttiği gibi türkleri gözlemlemiş olabilir diye düşündüm. papaz benim gözümde biraz daha kabullenecek seviyede olan, içindeki o doyumsuzu maskeleyerek adeta yalvarır gibi davrandığı sahneleri biraz daha uzun tutsaydı ve asla içindeki asıl ‘biçimsiz yaratığı’ açığa çıkarmasaydı belki mutlu son olabilirdi. kardeşini bile harcamaktan çekinmeyip bize kabil ile habil’i hatırlattın. gerçekten içindekinin ne kadar açgözlü, bencil ve doyumsuz olduğunu bir daha kanıtladın. phoebus , sen tam anlamıyla bu yüzyılın hatta tüm yüzyılın hiç değişmeyenisin, sen her zaman var olacaksın, bu; hikayenin kazananını sen yapıyor. ah biçimsiz yaratık, içindekini dışarıya vuramayan bir mahkum, bir minnet abidesi, ruhunun değişimini çok güzel yansıttın, birer birer uzaklaşman, adım adım çan’larına koşman, hepsi bir nehrin akışı gibi doğal, zorlanmadan oldu gözümüzde. kurtarmaya çalıştın ama senin yumuşak karnın, o papaz değil, o minnet duygusu, onu asla aşamadın bu yüzden aslında içinde yeşeren minik filizleri de kaybettin. olsun senin kral olduğun gün, bu hikayenin sonudur benim gözümde, ondan ötesi yoktur. güzel yaratık, neden güzel biri olmak zorunda her hikayenin herkesi birbirine bağlayan noktası? o güzelliğin etrafında uçuşup duran ve dayanamayıp yere düşen ya da kül olan kurbanlar da hikayenin vazgeçilmezi mi? her hikayeyi birbirine bağladığını biliyordum yazarın, bu nedenle o kızı kaçırılan pembe patikli anayı öylesine anlattığını hiç düşünmemiştim. zaman geçtikte güzel yaratığın yaşıyla ilgili bazı anekdoktlar da geldikçe düşünmedim değil. sadece keçi için romana girdiğini düşündüğüm, bu bakımdan aslında bir yerde -son
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma
İkinci Vakıf
Puan vermedi·264 syf.··
2022 9. kitabı
Spoiler---- Serinin 3.kitabı kafamı karıştırarak başladı. Tam net emin olmadan yine yıllar geçti ve kitabın ortalarına doğru gerçekten sürükleyici bir hal aldı. son 150 sayfayı soluksuz okudum. Açıkçası Arkadynin planı bozabileceğinden endişe ederken Calia'nın ona olan ilgisiyle gözlerindeki o keyif dolu bakışı gördüğü anki aydınlanması ile bu yolculukta İkinci Vakıfın neresi olduğunu o andan bilen tek insan olduğuna inandım. Ayrıca çok da mantıklı buldum. Ve o son sayfalardaki her gezegeni İkinci Vakıf ilan etme furyasına çok kapılmadım açıkçası ancak o anlar da tam gözümüzün önüne gizlenmiş casusu keşfetmemizi sağladı. Sonuç olarak bir gezegenden başka bir gezegene tek başına yolculuk yapmaya çalışan ve korktuğu her halinden belli olan 14 yaşındaki bir kıza polis haricinde yaklaşan sıradan vatandaş görünümlü insanlar eğer çok iyi davranıyorsa bu insanların bu hikayede mutlaka büyük bir rolü vardır. Vakıf üçlemesinin en sürükleyici olanı.
İkinci VakıfIsaac Asimov · İthaki Yayınları · 20202,074 okunma
Yüksek Şatodaki Adam
6/10
·362 syf.··
2022 5. kitabı
spoiler---- Yine büyük umutlarla başladığım ve sonuna yaklaştıkça kendi kendini çözümleyen ve bir yere varamayan bir kitap. Dizisinin de sonundan çok memnun olmamıştım ama dizideki süreç çok daha alengirli ve dolambaçlı bir yol izlediğinden yolda kayboldum herhalde diye düşündüm. Kitabı okuduğum için asla pişman olmam aksine en azından şimdi sonunu kendim yazabileceğimi biliyorum
Yüksek Şato’daki AdamPhilip K. Dick · Alfa Yayınları · 20201,231 okunma
Sıfır Beden Cehennemi
Puan vermedi·360 syf.··
2022 4. kitabı
spoiler---- Çok marjinal bir hikaye olarak başlayan ve dizisiyle kitabının daha da çok dikkat çektiği şu günlerde aslında sona doğru çözümü olmayan bir yere evrilen kısır bir döngüye girdiğini okuyunca daha iyi anladığım eser.
Sıfır Beden CehennemiSarai Walker · Altın Kitaplar · 201625 okunma