ben, iki insanın daha yüce hakikati bulmak için bir ihtirası paylaştığı bir aşk düşünüyorum. belki de buna aşk dememek gerek. belki de dostluk demek daha doğru
bana yaşama amacımı ve yaşamanın önemini gösterdi. küçücük bir gülümseyişi bana arzu edildiğimi hissettirir, hayvansal dürtülerimi ayağa kaldırırdı. tuhaf bir aşk. ikimiz de birbirimizin büyüsüne kapılıp kendimizden geçerdik