Biz olduk,
Yağmurlu bir akşamüstü sahilde yürürken başlamış olsaydı aşkımız çok satan bir romanın giriş sözleri gibi harika olurdu. Biz nasıl bir olduk ne hatırası var şimdi ne de kıymeti harbiyesi, bir tek anı var aklımda ilk tanışmada; sen ağlıyordun bense "dünya şeylerine bu kadar takılırsak şeylere benzeriz" demiştim. Neylere diye sorma bugün bile o cümlenin manası bende yok. Birlikte olmak demek biz olmak demek değildi benim için mesela köpeğim Whisky'lede birlikteydim ama hiçbir zaman biz olmadık. Whisky çok severdi seni, öldüğünde biz hep birlikte değildik. Bir ben vardım bir de Whisky'nin artık nefes almadan uzanmış bedeni, işte o akşam başlayan kar yağışı yurtta kabus olarak sunulan haber bültenlerinin ilkiydi. İlklerin başlangıcı Whisky'nin sonuydu. Biz o zamanlarda birlikte değildik.
Biz öldük!
Saç ve sakallarım da ki beyazlara alışmıştım artık, aynada baktığımda gördüğüm kişi yalnız fakat yanlış değil. Yaşarken ölmek gerekiyorsa yeni başlangıçlar şartmış. Anlıyorum yaşadığım hayatı bilinçli yürüyüş yapıyorum desem inanmazsın çünkü beni tanırsın. Gitmek yaşamaksa kalmak falan demekli sözler yazmak isterdim. Giden olunca kalanın halinden anlayamıyor insan. Bizi öldüren bizdik ve şimdi hatırlanmayan günlerin kırpılmış anılarında ki tozlar gibiyiz, uçuşup gideceğiz.