• 632 syf.
    ·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
    Oblomov'un çok sevdiği arya olan 'Casta Diva' eşliğinde yazıyorum bu satırlarımı.
    Şu kitabın her sayfasına geçiş, aslında kendi hayatımın günlerinden geçişi gibiydi.

    İzninizle size kendi 'Oblomovluk' hikayemi anlatayım...
    2018 Aralık ayında kendi isteğimle işimden ayrıldım. Gastronomi okuma planlarım vardı, üniversite sınavı için başvuru yaptım. Ders kitapları, testler aldım. Yarın çalışmaya başlamalıyım 'dedim'. Böylece aylar, günler birbirini kovaladı. Sınav yerleri açıklandı, sınava gireceğim okulu gidip gördüm. Ama ne olduysa oldu sınava girmekten vazgeçtim, o gün sınava girmedim.
    Sonra tekrardan çalışmaya karar verdim. Ama evdeki o boş zamanda hiç durmadım, ben aslında kendime, geleceğime yatırım yaptım ve onlarca kitap okudum...
    Neyse, işte Haziran'dan bu Aralık ayına kadar iş başvurusu yapmaya planlıyorum ama henüz hangi alanda çalışmam gerektiğini karar verememiştim. Haliyle haklı olarak ailem, çevremdekiler, 'iş buldun mu' diye sürekli arayıp soruyorlardı, ben de onlara henüz başvuru yapmadığımı söylüyordum.
    Ama artık yeter! Bu kitap benim gözümü açmamı sağladı. Kitapta "İnsanın bir gayesi olmalı ki, çalışsın." diyordu. "Gayem yaşamak!"
    Ben bir Oblomovluk yaptım, ama Oblomov olmak istemiyorum! O yüzden Ştolts'un da dediği gibi "Ya şimdi kurtulursun ya da hiçbir zaman..."
  • “— Hayat tekrar açılıyor önümde, dedi. İşte hayat: Gözlerimizin içinde, gülüşümüzde, şu leylakta, Casta Diva'da... Bütün hayat işte bu.
    Olga başını salladı:
    — Hayır, bütün hayat değil, yarısı.
    — En iyi tarafı...
    — Belki.
    — Öteki yarısı nerede? Bundan başka ne olabilir ki?
    — Onu siz bulmalısınız.
    — Niçin?
    Olga koluna girip eve doğru yürüyerek:
    — Bu yarısını kaybetmemek için, dedi.”
  • Bazı deneyimler vardır hani etkisi günlerce sürer... İşte dün gerçekleştirdiğimiz Oblomov buluşması böyle bir deneyimdi. :) Pazartesi sabahına bomba gibi enerji depoladık!

    Bu kadar eylemsiz bir karakteri çok eylemli , bol çekişmeli tartışabileceğimize hiç ihtimal vermezdim. 😁

    29.kez gerçekleştirdiğimiz etkinliği Oblomov kitabının şarkısı olan Casta Diva ile açtık.

    https://www.youtube.com/...amp;index=3&t=0s

    Katılan herkesten gözlerini kapatmalarını rica ettik ve şarkı boyunca Oblomov'la ilk karşılaştığımız anı, Ştoltz'a bu aryadan bahsedişini,

    ("-...artık çayır ıslaktır; hava kararmıştır; tarlalar üstüne sis bir deniz gibi çökmüştür; atlar tepinmeye başlar;
    dönme vakti gelmiştir. evin pencerelerinde ışıklar yanmış; beş uşak mutfakta çalışıyor: mantar kızartması
    dolu bir tava, köfteler, çilekler... o sırada müzik de başlar... casta diva... casta diva...")

    Oblomov ve Olga'nın karşılaşması...
    AŞK.... Oblomov'un değişimi ve AYRILIK.... Hepsini bir bir gözlerinin önünden geçirmelerini, kitabı zihinlerinde oynatmalarını istedik.

    Biraz da bu hüzünlü aryanın hikayesinden bahsetmeyi de ihmal etmedik.

    Vincenzo Bellini'nin Norma operasında yer alan bu aryanın hikayesi şöyledir : Kelt'lerin başrahibi Orosevo ve Druid rahipler tapınak yeri olan kutsal koruluk icinde toplanmışlar ve ülkelerini istila eden Romalılara karşı kendilerine yol göstermesi için tanrılarına dua etmektedirler. Başrahibe Norma'ya savaş ilanı ve zafere dua için başvururlar. Ama norma'nın en son istediği şey savaştır. Çünkü Romalı prokonsul olan Pollione'ye aşıktır. Onun aşkı uğruna bakir kalma yemini bozmuş ve Pollione'den iki çocuğu olmuştur. Romalılar ayrıldıktan sonra yine Kelt Druidler toplanarak Oroveso'nun kızı Norma'nın ay tanrıçasına dua etme ayinine refakat ederler. Norma ay tanrıçasına barış için yakarır adeta. İşte o yakarış bu Casta Diva aryasıdır.

    Devamında olaylar olaylar ama artık orasını da merak eden arasın bulsun. :)

    Sonrasında döndük kitaba. Dönmez olaydık. 😂 Yine Oblomovcular ve Oblomov karşıtı olanlar olarak ayrıldık. Tabiki Oblomovcuların başında NigRa ve merih Bozdemir öne çıkan isimler olarak, karşı cephede Semra Beynel ve Ersin Ertürk yer aldı.

    Oblomov deyince akla gelen miskin, elinden bir iş gelmeyen adam profilini Oblomovcular kabul etmediler. Aslında başarılı, zeki bir adamken hayata karşı hüsran içine düşüp, hayattan elini eteğini çekmeyi tercih etmiş. Memuriyetteki ve sosyal hayattaki riyakarlığı görüp onlara benzeyemeyeceğini fark edip mutsuz olmuş ve kendi kabuğuna çekilmiş.

    Karşı cephe ise olumsuz duygulardan kaçınma durumu olduğunu ve bunun ağır bir psikolojik sorun olduğunu savundu. Hareket edip, sosyal hayata karışmasıydı normal olan. Olumsuz duygularla baş edemediğinde kaçış eğilimi gösteriyordu.

    İyi ama kime göre neye göre normal normaldi? Adam bu şekilde mutluydu ve hayata karışmak için bir motivasyon kaynağı göremiyordu. Olga hayatına girdiğinde çabalamıştı. Olga da zaten Oblomov'u değil üzerindeki hakimiyetini sevmişti, Oblomov'u değiştirmeye çalışmıştı.

    Eee ne yapsaydı, yağ tulumu olarak yatıp durmasına müsaade mi edecekti? Yönlendirecekti tabi! Kız gezmek tozmak sosyalleşmek istiyordu, sosyalleşmeyelim evde kalalım yatalım bir şey yapmadan mı demesi gerekiyordu. Hayır Oblomov'u sevdi, bağlanma stili öyle, annesiz büyüdü... Psikanalitik teoriye tamamen uygun ve mantıklı. Ama psikolojik olarak doğru olanı yaptı aşık olduğu ile evlenmedi, bağlanma stili güvenli değil çünkü.

    Zaten bırakmakta geç bile kaldı da... Neyse Oblomov bütün o olumsuzluklara katlanmak mecburiyetinde değildi.Hayatını idame ettirecek kadar parası var, temel ihtiyaçları görülüyor neden gidip bürodaki amirini çeksin ki. Adamın parası var! Parasını geçtim uşağı var uşağı!! 😂😂 Mesela Zahar da Oblomov dedik ama Oblomov olmadığında Oblomovluk yapma lüksü yok. Zaten Oblomov, Oblomovşka'daki gibi bir hayat istiyordu, pjorik kokularının arasında mutluydu. Zaten sorun Oblomov'un yetiştirilme tarzında, Ştoltz gibi yetiştirilse böyle olmayabilirdi. Ştoltz da anormal, tatil anlayışı bile iş.

    Ştoltz'un da psikolojik olarak sorunlu zaten davranışları ki..

    Oblomov olmak daha zor, Ştoltz olmaktan. Her babayiğidin harcı değil gibi uzuuunn uzuunn tartıştıktan sonra beyaz bayrak çekildi.

    Ama aşırı keyifli bir tartışma oldu. 😍 Böyle çekişmeli toplantıları özlemişiz.

    Kitap hakkında biraz daha konuştuktan sonra NigRa bizlere Gonçarov ve Oblomov üzerine sürprizli ve bir o kadar da kazık, saçma sapan sorular hazırlamış. 🤣

    Sorulardan örnek vermek istiyorum. 😃

    *Zahar'ın saçları ne renkti?
    *Sonunda Anisya hangi hastalıktan öldü?
    *Yazarın Oblomov romanının büyük kısmını yazdığı, 1857 yazında tatil için gittiği yerin adı? 🙈

    Kazananı direk belirleyen soru ise şu oldu :

    *Romanın 1980 yılında Rusya'da yapılmış olan, Nikita Milhallov'un yönettiği, ABD'den 2 ödül almış, NBR tarafından "En İyi Yabancı Filmler" ve "En İyi Yabancı Dildeki Film"ödüllerine layık görülen sinema uyarlamasının adı nedir? (Türkçesi de kabulümüz...)

    Soruyu tam bilemese bile filmi izlemiş olduğu için kazanan Kitaplara tutkun muallime arkadaşımız oldu.😁 Tebrikler ✌ Bizden bir sonraki kitap seçiminde önerdiğiniz kitap için +3 hak kazandınız. 😁😁😁

    Filmin Adı : Neskelko Dney İz Zhizni Oblomova (Oblomov'un Yaşamından Birkaç Gün)

    Linki de bırakıyorum : https://youtu.be/sgmy6Ke_xQY

    Hepsinin sonunda NigRa bize gofret dağıttı. Gofretlerimizi yedik, fotoğrafımızı çekindik ve bir sonraki buluşmada görüşmek üzere ayrıldık.

    Toplu fotoğrafımız : https://eksiup.com/p/7q162603p9m2

    Bir Sonraki Buluşma : 17 EKİM 2019 -PERŞEMBE - SAAT : 19:00
    Tartışılacak Kitap : Toplum Sözleşmesi

    Katılımcı Listesi :
    Ahmed Yasir Orman
    NigRa
    Şeyda
    merih Bozdemir
    Semra Beynel
    Fatih Yıldırım
    Özlem Yılmazoğlu
    Aysun Yanık
    emine¿bibliosmia
    Merdümgiriz
    Kitaplara tutkun muallime
    Ersin Ertürk
    endymion
    Bilal Günaydın
    Serhat Günaydın
    Gökhan Tura

    Oblomovluk yapmayıp katılım gösteren herkese teşekkürler. 🙌

    Bu da bonus olsun : https://youtu.be/GN75XDDm_DI
  • - Hayat tekrar açılıyor önümde, dedi. İşte hayat: Gözlerimizin içinde, gülüşümüzde, şu leylakta, Casta Diva'da... Bütün hayat işte bu.
    İvan Gonçarov
    Sayfa 288 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları