Hayallerim uçsun ellerimden gökyüzüne
Çocukluğumun ellerinden tutamıyorum
Geniş bi odada duvarlar beni sıkıştırıyor
Dizimle göğsümün arasına gözyaşı döküyorum
Çocuğuma umutla yazdığım mektuplar
Camdan külleriyle yağıyor
Yağmur artık serinletmiyor
Geçmişten geleceğe gözyaşı döküyorum
Bana verilen benden alınandan az
Yaralarımı gizlemem beni yarasız yapmıyor
Gülümsemelerim hüzünlerimden az
Sızıyı tınıya, gözyaşımı piyanoya döküyorum
Nolur deniz alsın beni en dibine
Sonra ruhum uçsun gökyüzüne
Artık gözyaşı dökmek istemiyorum
Nasıl oldu bilmiyorum, yıldırım gibi çarpıcı ve elde olmayan bir çağrışımla bir hatıra, isyankâr düşünceye hem meydan okuyan hem de onu canavarca tohumlayan düşüncelerin alt edilmez hoyratlığıyla beni yakaladı