Tesadüfen tanıştığım bu kitap için çok şey yazabilirim. O kadar samimi ve içten bir anlatım vardı ki, Kıbrıs’ta ben de öğrenci oldum, ben de çay içtim ve bu duraktan geçmiş kadar hissettim. Çok şaşırtıcı bir şekilde yazarla hemşeri bile çıktık.) Akvaryumda yüzmeye alışmış bir balığın denizle kavuşması gibiydi Davran’ın öğrencilik dönemi. Aile ve arkadaşlık bağları, yardımlaşmanın ve değer görmenin önemi, yokluğun değil de yalnız kalmanın ağırlığı çok güzel bir dille anlatılmıştı. İkinci kitabı da merakla bekleyeceğim.
Bir iksir-i Azam olan Çay ile hayallerden gerçeğe dönüşen 'Çay İçme Durağında' hayatı ve hayallerimizi
ertelememek gerektiğini öğreniyoruz.
Azmin,sabrın,inancın,kardesliğin
Gücüne şahitlik ediyoruz..