Kör bir kervan yüreğim, Yusufça değil masumiyetim ama bir kervan beklemekteyim. Mısır gibi değil niyetim,lakin rüyalarımın tabirini dilerim. Rüyaları zindan olanın tabirine bir Yusuf yetişir.
Öylece durdum! Kendime kızmıyorum, çünkü ölme cesaretine sahibim. Yapabilirim Ama ölüme yaklaşan, sevinçten yoksun hayatını biraz olsun uzatmak ve rahatlatmak için bahçe çitlerinden kışlık odun temin eden, kapı kapı dolaşıp ekmek dilenen ihtiyar bir kadın gibi oturuyorum .
Dünya her yerde aynı, iş ve güç kalılığında para ve sevinç elde ediyorsun; ama tüm bunlar benim için ne ifade ediyor? Sen neredeysen ben orada iyiyim, acı çekeceksem, haz duyacaksam senin gözlerinin önünde ol malı."
İnsanların birbirleri için pek az şey ifade etmesi bende nellikle göğsümü parçalamak, beynimi dağıtmak isteği uy dırıyor. Ah, karşımdakine geçiremediğim sevgi, sevinç, şefkat ve hazzı karşımdaki de bana sunamaz, tüm kalbim mutlulukla dolup taşsa bile, karşımda kılı kıpırdamadan duran soğuk birini mutlu edemem.