Susmanın arkasına sığındım. Her bir harf ilmek ilmek işlemiş, kabuk tutmayan bir yara olmuş gönlümde. Kalabalığın olduğu yerde kelimeler, kelimelerin olduğu yerde bitmek bilmeyen serzenişler... Kalabalıkta durmak, boğulmaya eşdeğer olmaktı oysa. Peki ya içimize dökülen ince nağmeler? Bazı sesler huzur verir, bazıları kor gibi oturur içimize. Ağızdan çıkmış her kelimenin esiriyiz biz. Her bir harf ya kurtuluşumuz ya batışımızın hikayesidir. Oysa ben sadece susmanın arkasına sığındım..🥀
| Ceyda
Şehrin bir yerinde birileri ölüyor, ne korkunç! Beklenmedik ölümler beklenen ölümler apansız gelenler ağır ağır gelenler ihtar edip gelenler habersizce gelenler. Kahvede otururken ölenler bir otobüs yolculuğunda ölenler gece yatağına yatıp da kalkmayanlar vazife başında can verenler onulmaz hastalıklardan ölenler başını taş duvarlara çarpa çarpa gidenler aşk derdiyle ölenler, aşksız ölenler. Birileri hastalanmaya hazırlanıyor öksürüyorlar ya da öksürmeden şuralarında bir sızı, uzaktan, üstlerine kondurmadıkları bir sızılarla, böyle başladığını bilmiyorlar ya da bilmezlikten geliyorlar, çünkü beklemek çok korkunçtur, usul usul geleceğini bilerek ama ne zaman ölüm meleğinin kanadını açıp kendini kapacağı anı bilmeden, bu meçhul anı bilmeden beklemek...