celal çelik

celal çelik
@cece0808
Emekli
Hopa / ARTVİN
463 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı

celal çelik

, bir kitap okudu
9/10
·752 syf.··
Beğendi
·
2022 153. kitabı
Christon I. Archer
8.9/10 · 68 okunma
Reklam
9/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2022 152. kitabı
Dünya tarihine bakıldığında Türklerin yeryüzünün en eski uluslarından biri olduğu görülmektedir. Türk dili de binlerce yıllık var olan bir dildir. Kadim uygarlıklardan olan Çin’in ilk çağlardan beri komşuluğunu yapan Türkler, yalnızca bu Uzak Doğu medeniyetinin gelişimine katlı sağlamamış; İran, Hindstan gibi köklü uygarlıklar üzerinde de kalıcı izler bırakmıştır. Türklerin Avrupa medeniyetinin, bilhassa siyasi ve demografik gelişiminde de derin tesirleri olduğu bilinmektedir. Eski Türklerden günümüze ulaşan izlerin bir kısmı, “kalıcı eserler” şeklinde değerlendirilerek Dünya Mirası olarak tanınmış ve UNESCO’nun Dünya Miraslar Listesi’nde yer almıştır. Bu kitap, zengin Türk tarihinin, milattan önceki devirlerden, İslamiyetin kabulüne kadar olan uzun zaman dilimindeki gelişim süreçlerini sizlere sunmaya çalışmıştır.
İslamiyet'ten Önce TürklerErol Yorulmazoğlu · İnkılap Kitabevi · 20214 okunma
9/10
·704 syf.··
Beğendi
·
2022 151. kitabı
Yazar Mehmet Dağıstanlı, Ermeni sorununa ilişkin hazırladığı yarı belgesel romanıyla konuya dikkat çekmek istiyor. 1915 olaylarını konu alan roman tarihimizle ilgili yapılan yanlış değerlendirmelerin, Türk halkına yönelik iftiraları akıcı bir dille gözler önüne seriyor. Yanık Dere, Erzurum halkının Ermeniler tarafından katledilişinin simgesel yerlerinden sadece birisi. Romanı Mehmet Dağıstanlı kaleme almış. Roman tadında bir belgesel olan 'Yanık Dere' nin en önemli özelliği, yaşanılan katliamları çocuk muhayyilesinde saklayıp, bir edebiyatçı yetişkinliğiyle kaleme alınmış olması. Bir pişmanlığın romanı, çünkü genel olarak Türk milleti uğradığı katliamları unutan bir gene sahip. Biran önce hafızasından çıkarıp atıyor. Erzurum'da da aynı gerçek yaşanmış. Ermeni komşumuz, bizi katletmiş, ama katliama uğrayan komşu bunu bir asır geçmeden hafızasından silmiş. Roman Belgesel tarzında yazılan bu kitap, Türk- Ermeni ilişkilerini anlatması bakımından önemlidir. 1914-1919 yılları arasında, Erzurum'da yaşanan olayları, Erzurum'un işgal yıllarını, çekilen çileleri, zulümleri, Türk-Ermeni ilişkilerini, gerçekçi ve akıcı bir üslupla anlatmaktadır. Balkanlar'da, Kafkaslarda, Güney'de, Anadolu'nun birçok bölgesinde katliamlara maruz kalmış savunmasız insanların öyküsünü anlatıyor. Yazar Mehmet Dağıstanlı, çocukluk yıllarında dinlediklerinden yola çıkmış, bilimsel araştırmaları tarayarak o hüzünlü hikayeleri belgelendirmiş bir anlamda. Sonra roman tadında anlatmış bir bir Türk insanının boğazlanışını. Elbette bu aynı zamanda bir dramdır; Komşu bildikleri tarafından ihanete uğrayan insanların öyküsünde.
Yanık DereMehmet Dağıstanlı · Salkımsöğüt Yayınları · 201220 okunma
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2022 150. kitabı
İngiliz desteğindeki Yunan Ordusu Osmanlı’yı yok etmek, Türkleri Anadolu’dan sürmek için Ankara’ya kadar yaklaşmıştı. Her türlü araç, gereç, teknik donanıma sahiplerdi. Çok güçlüydüler. Yunan başkomutanı Trikopis, herşeyi düşünmüştü fakat bir şeyi hesap edememişti: Türk milletinin direnişçi gücünü, azmini, fedakârlığını… Trikopis’in hiç hesap edemediği, savaşın kaderini değiştirebilecek bir güç daha vardı: Türk kadınları… Cephelerde efsaneleşmiş Üstteğmen Kara Fatma, Yunan Ordusu’na her yerde kök söktürmüştü. Yunanlılar tarafından esir alındığında, Trikopis’in karşısına getirildi. Trikopis, karşısında ufak tefek Kara Fatma’yı görünce şaşırdı. Adını sordu üç kez. Üçünde de; “Kara Fatma” cevabını alınca, “Kara Fatma sensin ha!” dedi. Onlar Kara Fatma’yı uzun boylu, iri yarı, güçlü kuvvetli biri olarak düşünüyorlardı. Kara Fatma’nın cevabı aslında Yunanlıların neden yenildiklerini çok iyi anlatmaktadır: “Siz Anadolu insanını, Türkleri daha tanıyamamışsınız kumandan! Bizim en kutsal varlıklarımız toprağımız, byrağımız, namusumuzdur. Sizin askerleriniz bütün bu değerlerimize leke sürdü. Bayrağımızı çiğnedi, namusumuzu lekeledi, vatanımızı ele geçirdi. İşte bu yüzden Anadolu’da daha benim gibi binlerce Kara Fatma var. Ama Kara Fatmaların en kuvvetlisi benim. Bu topraklarda sizleri yaşatmayacağız!”
Ben Kara FatmaMehmet Dağıstanlı · Anatolia Yayınları · 201829 okunma