İlayda Çelik

İlayda Çelik
@celik_ilayda
Çağdaş insan kendisine, çevresindeki insanlara ve doğaya yabancılaştırılmıştır. İnsan bir meta haline dönüştürülmüş, yaşam güçlerini var olan pazar koşulları altında kendisine en fazla kârı getirecek alana yatırması sağlanmıştır. İnsan ilişkileri, güvendiklerini sürüye bağlı olmakta, düşünce, duygu ve eylem yönünden diğerlerinden ayrı olmamakta gören, birbirine yabancılaşmış otomatların ilişkileri haline getirilmiştir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Çağdaş kapitalizm,büyük sayılarla ve uysallık içinde bir araya gelecek insanlara gereksinim duyar. Bunlar giderek artan bir şekilde tüketime yönelmeli, beğenileri kalıplaşmalı ve kolayca etkilenip yönlendirilmelidirler. Çağdaş kapitalizm kendini özgür ve bağımsız hisseden, hiçbir otoriteye, ilkeye ya da öz duyuya kul olmamış insanlara gereksinim duyar ama bunların buyruk almaya,kendilerinden isteneni yapmaya, toplumsal mekanizmayla sürtüşmeden yaşamaya yatkın olmalarını ister; öyle ki zor kullanmadan yönlendirilmeli, öndersiz yönetilmeli ve iyi ya da kötü bir amaca sahip olmadan çalıştırılmalıdırlar.
Emek sahipleri güç ve hünerlerini var olan piyasa koşulları altında sermaye sahibine satmak durumundadırlar, aksi halde açlıktan ölürler.Bu ekonomik yapı değerlerin hiyerarşisini yansıtır.Sermaye emeğe buyurur, sonunda cansız, ruhsuz şeyler yaşayan emekten, insanoğlunun gücünden daha değerli hale gelir.
Bencil kişilerin başkalarını sevemedikleri bir gerçektir. Fakat kendilerini de sevme yetisinden yoksundurlar.
Birini sevmek sadece güçlü bir duygu değildir; bir düşünce,bir yargı, verilen bir sözdür.