“Kaçıp gitmek istediğiniz yerin kaçtığınız yerle aynı olduğunu görmekten bir aydınlanmaydı. Hapishanenin bir yer değil, bakış açınız olduğunu anlamak.
Deneyimlediği birbirinden apayrı hayatlar içinde, en köklü değişim hissinin ancak kaçıp gitmek istediği hayatta yaşanabileceği, Noranın aldığı en garip dersti. Başladığı ve dönüp dolaşıp yine geldiği hayatta.”
“Daha dün bir geleceğim olmadığını hayatımı bu şekliyle kabul edebilmenin imkansız olduğunu düşünüyordum. Bugünse aynı berbat hayat bana umut veriyor. Olasılıklarla dolu olduğunu görebiliyorum.
İmkansız olanlar ancak yaşayarak gerçekleşiyor sanırım.”
“ Her yere gidip herkesle tanışamaz istediğimiz her mesleği yapamayız tabii ama o hayatlarda hissedeceklerimizin çoğunu hissedebiliriz yine de. Kazanmanın nasıl bir his olduğunu anlamak için bütün sporları yapmamız gerekmiyor. Müziği anlamak için gelmiş geçmiş bütün müzik eserlerini dinlememiz gerekmiyor. Şaraptan zevk alabilmek için dünyadaki bütün bağların üzümler ile yapılmış bütün şarapları tatmamız gerekmiyor. Sevgi ve gülmek, korku ve acı, bu hayattaki en geçer akçeler.
Gözlerimizi kapayıp önümüzdeki içeceğin tadını çıkarmak ve çalan müziği dinlemek yeterli. Şu anda olası bütün hayatlarda yaşadığımız kadar eksiksiz ve tam bir hayat yaşıyoruz.”