Mum yavaş yavaş söndü. Şimdi oda kapkaranlıktı. Sessiz ve duygusuz duvarlar, bu zifiri karanlık içinde sabaha kadar, kutsuz bir erkeğin, kahramanlığı dolayısıyla alay beği olan bir sipahi'nin , gizli bir Osmanoğlunun hıçkırıklarını dinlediler....
***
İnşallah benim oğullarımla birlikte nice savaşlara girip ya gazi, ya şehit olurlar.
Türkmen Beği, çadırında konuk olan bu on yaşındaki öksüze Türklükteki en büyük, en üstün iki rütbeden birini temenni ediyordu.
Yol iz kaybolmuştu ama yolu şaşırmalarına imkan yoktu. Karış karış bildiği bu yerlerde yolu kendisi şaşırsa bile, atı şaşırmazdı. Bu düşünceyle can yoldaşı olan sevgili atının ıslak yelesini okşadı.