Şevval

susup işini yapmak erdemine bir dizi methiye
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ünsiyet kurduğumuz bir hal bizi bıraktığında da bir yerde bir boşluk hissederiz. Ağzın içindeki dilin çekilen dişten geri kalan boşluğu durmadan yoklayıp durması gibi. Hüzünle yoğrulmuş hamurlar sevinçlerin neşesini yadırgarmış. Bir gün bir arkadaşım hüznü ne güzel taşıyorsun demişti. Başka bir gün ise ben kendime kendi öz sesimle “yazık taşımayı bilmiyorsun sevinçleri” diye söyledim. Bir yakınlık bulmayı dilerim, bir sarhoşluğa, bir kedere, bin pişmalığa dönmesin dilerim, sevinçlerim…
yılmadan, badem çiçekleri gibi
Dili dualı anne, baba, kardeş, dost nimettir, onun dilinden dökülenlere yaraşır olmak için hizalarsınız kendinizi. Gizli olanı da güzel, belki daha bile güzel bilemem ama sevdiklerimize dualarımızdan bahsetmeliyiz. Birisi en mahrem köşesinde Allah ile konuşurken bizi ne şekilde anıyor. Bunu bilmek bile tek başına çirkinlikten alıkoyucu olabilir.
uyuyamıyorum diye melisa getirdi bir gün, bir gün saklanacak bir cümle armağan etti.