Umut

Umut
@ceremesene
Kocaeli Üniversitesi
Kocaeli
5 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
Ah Kadın,
Şimdi ben,bu gece yarım kalmış bir sofra gibiyim. Sensizliğe kuruyacak kalbimin kırıkları. Ben seni izlerken böyle sessiz, Sen ceketini silkeliyor olacaksın. Yakanı düzelteceksin. Bir fıs konacak öpülesi boynuna. Fiyakalı bir çıkış yaparsın. Ben de sineklere lokal olurum. Acelen kimeydi? Arkandan ağlıyorum hala. İsraf oldum, Yazık, ziyan!
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kışı seven çocuklar
Çünkü ben kışı seven bir çocuktum. Dayak yiyeceğimi bile bile çamurlu dönerdim eve. Çözülünce yanacağını bilsem de Sobaya basardım ellerimi. Bir bakıma belli etmiştim kimliğimi. Sevdiğim şeyler canımı çok fazla yakabilirdi. Ve ben falakaya yattığında kahkaha atanlardanım. Hiçbir zaman hesabını yapmadım. Kartopunu rendelerken parmaklarım morarcak mı diye. Sevmeyi o zamanlar öğrenmiş, Mayam soba kenarında tutmuştu. Bundandır, hamurumda vazgeçmek olmadı.
Bağlantısı yok Nevra!
“Şimdi böyle insanın hayatta güvendiği bazı şeyler vardır hani başı sıkılınca falan. Ne bileyim mesela 155. Bir şey olursa polis gelir. Nedir işte itfaiye, yangın çıkınca arasın. Bilirsin ki gelecek. Asansörde kaldın diyafon var basarsın biriyle konuşursun ne bileyim o seni rahatlatır. Panik butonları vardır, bir yerde kaldığın zaman basarsın polis gelir ya da biri seninle konuşur ne bileyim rahatlatır en azından seni. Şimdi Nevra bunların hiçbirinin çalışmadığını düşünsene! Bir şey geliyor başına 155′i arıyorsun, bakan yok. Yangın çıkmış itfaiyeyi arıyorsun, gelen yok. Asansörde diyafona basıyorsun biri seni duysun diye… Panik butonu mesela orada duruyor öyle basıyorsun “Kimse yok mu kimse yok mu! duyuyor musunuz beni?” diye bağırıyorsun ama hiç çıt yok. Ya diyorsun ki arkadaş buna bir şey mi oldu ya? Böyle bir bakıyorsun açıyorsun duvardan bir ayırıyorsun onu ‘Aa ananı avradını!’ Bağlantısı yok Nevra. Kablo yok. O duvarda öyle duran bir şeymiş. Senin hayatın ona inanmakla güvenmekle geçmiş. Halbuki seni kazıklamak için koymuşlar onu oraya. Sen ona güven diye ! sen ona güven. Başını kaldırmadan soru sormadan işine gücüne bak diye koymuşlar onu. Sen de ona öyle salak gibi güvenmişsin. Aslında güveneceğin hiçbir şey yokmuş. İşte şimdi kendimi öyle hissediyorum. Bir şeylere öyle haybeye inanmışım. O da çok boktan bir durum. O yüzden şimdi ne yapacağımı hiç bilmiyorum. “ -Şahsiyet
Bazı kutuları kapatmak, ölüm döşeğinde bir hastanın solunum cihazını kapatmak kadar ölümcül. Can vermek kadar zor.
Mezemey
Mezemey hala açık olmalıydı. Derdim var Çağlar abi. Kanun mu çalardı, klarnet mi bilmem. Bir ses olmalıydı kulağımızda. Kavunun yanına peynir mi atardın, Reyhanlı yoğurt mu koyardın, Kadehi büyük mü verirdin, bilmem. Tadım epeydir kaçık abi. Efkarım diş ağrısına döndü. Kontrolden çıktı sancılarım. Gece gündüz dinlemiyor artık kalbim. Ve Mezemey hala kapalı. Bu adam ne yapsın? Şimdi güldüğüm acılara, Vurmuştum kadehi zamanında. Hakkımı yanlış zamanda mı kullandım? Anason kokmak istiyor ciğerim. Kilidi kırıp çökesim var kapıya. Mezemey hala kapalı. Ve neşemiz epeydir kaçık. Mezemey artık yok. Kaçış yok. Yaşamak gerek.