“Onun orada oturup bir şeyler yazma becerisi varken ne yazacağını bilememesi, benim de pencere kenarında oturmuş, beynim fikirlerle dolup taşıyorken elime kalem alamıyor oluşum…”
“Kitaplar evimizde nadir görülen bir şeydi. Ekmeğin daha önemli olduğu düşünülürdü. Karnımızı doyurmak, zihnimizi doyurmaya çalışmaktan daha hayati bir mesele gibi görünüyordu bize.”
“Dili doğru kullanmak yazarlara özgü bir şey olmamalı. Kim olursa olsun, anadilini anlaşılır biçimde konuşabilmeli. Konuşabilmeli ki, düşüncelerini, görüşlerini, dileklerini de anlaşılabilir biçimde aktarabilsin.”
“Mohaç Savaşı’nın, Karlofça Antlaşması’nın tarihlerini ezberleyerek Osmanlı tarihini öğrendiğimiz gibi, vezinleri, kitap adlarını ezberleyerek edebiyatı da öğrendik!”