Ceren

Avrupa Birliği olağandışı bir örgüttür çünkü ne ABD gibi bir federasyon de Birleşmiş Milletler'e benzer hükümetler arası bir işbirliği organizasyonudur. AB'yi oluşturan üye ülkeler bağımsız, egemen milletler olarak kalırlar fakat egemenliklerini, dünyada tek tek sahip olamayacakları gücü ve etkiyi kazanmak için bir araya getirirler.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Almanya'nın hızlı gelişimindeki mucizede aslan payını eğitim sistemine vermek pek de yanlış olmasa gerek. Almanya yetiştirdiği kaliteli insan gücünün de katkısıyla Birinci Dünya Savaşı öncesinde demir, çelik, elektrik, makine ve kimya gibi alanlarda geniş ve modern bir sanayiye sahip hale gelmişti.
İbn-i Haldun, yüzlerce yıl öncesinden Keynesyen düşünceye önderlik edecek şekilde her talebin kendi arzını yarattığını öne sürer. Talebi yüksek olan malların fiyatlarının yüksek olduğunu, talebi düşen malların fiyatlarının da düştüğüne değinerek arz ve talep yasalarının ilk ifadesini ortaya koyar. Devleti yönetenlerin ticaretle uğraşmasını doğru bulmaz. Ona göre bunun sonu halka zulüm yapılmasına kadar gider.
Önce Avrupa'nın sonra dünyanın büyük bölümünün egemen toplumsal, siyasal ve ekonomik sistemi olarak kapitalizm, yüzlerce yıllık bir süreçte çok yavaş ortaya çıktı. Marx, ilkel de olsa sermaye birikiminin kapitalist sınıf ilişkileri başlamadan ortaya çıktığını söylerken bunu kastediyordu.
Kentler büyüyüp geliştikçe birbirlerinin ürettiği farklı mallara daha fazla ihtiyaç duyar hale geldiler. Bu da malikânelerin de işin içine katıldığı kentler arası ticaretin gelişmesine yol açtı. Giderek kentlerde kurulan pazarlar kent dışından gelenlerin de katıldığı alışveriş merkezlerine dönüştü. Piyasa ekonomisi böylece ortaya çıktı.