Derinleșen morluğun içinden
çılgınca bir melodiyle gelen sözcükler onu annesinin kollarına
geri götürdü: "Sen sadece bir tutam saç, sıcacık bir beden, çırılçıplak önümde atan bir kalp ve sonsuza dek bir mağaradan diğerine
akmaya mahkûm bir suyun șırıltısı gibi hüzünlü bir sestin."