Ozan Yılmaz

Ozan Yılmaz
@cervantes1337
Üniversite
İstanbul
37 okur puanı
Kasım 2024 tarihinde katıldı
8/10
·896 syf.··
2026 18. kitabı
4. kitabın incelemesi uzun özetin ardından değerlendirme şeklinde olacak. Bu sefer de böyle olsun istedim zira ilk tek cümlelik bir girizgah yapamayacak kadar yorgunum. Bitirmek 1 aya yakın zamanımı aldı ve özet için not almak, cümleleri kafamda toparlamak, yazım yanlışı ve anlatım bozukluğu yapmadan bir yazı hazırlamak da haliyle zaman alıcı ve yorucu oldu. Açılış sahnesi gelecekten bazı şeyleri görme yeteneği olan yeni kabul edilmiş olan, tam adının Elmindreda olduğunu öğrendiğimiz aes sedai Min'in TarValon'a gelip Amyrlin ile görüşmek istemesiyle başlar. Sheriam Amyrlin'in meşgul olduğunu söyleyip izin vermese de Sahra adlı genç aes sedai ona yardımcı olur. Min Amyrlin'e yani Siuan Sanche'ye gördüklerini anlatır. Kötü şeyler görmüştür. TarValon da bir savaş olacağını, ölü aes sedai ve muhafızlar gördüğünü söyler. Bununla eş zamanlı olarak Beyazpelerinlilerin lordu Byar'ın Andor'da Karanlıkdostu avı devam etmektedir. Yeni karakter gibi görünen esasında Padan Fain'İn ta kendisi olan Ordeith ekibi sürekli kışkırtıp nefret yaymaktadır. Tenekeciler, yani Tuathanlar yani şiddet karşıtı gruptan 3 kişi kayıptır ve Ordeith tamamının öldürülmesi yönünde manipülasyon yapmaktadır. Bornhald'ın Perrin'e olan nefreti devam etmektedir ve babasının ölümünden onu sorumlu tutup intikam planları yapmaktadır. Yine eş zamanlı olarak Aryth okyanusu kıyısında 2.kitaptan tanıdığımız Seanchan grubu ile karşılaşırız. Yüksek leydi Suroth Sul'damlara Rand'ın nerede olduğunu, gücü nasıl yönlendirdiği sorar ama yakalarsa onu imparatoriçeye götürüp götürmeyeceğini kendisi de bilmemektedir. İşler biraz game of thrones'a dönmektedir. Bu kısa sahneden sonra kendilerinden bir daha haber alamayız. Bakalım kaçıncı kitapta karşımıza çıkacaklar. Ekip bıraktığımız yerde Taş'tadır. Perrin'le Faile odada
Gölge YükseliyorRobert Jordan · İthaki Yayınları · 20211,048 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·280 syf.··
2026 17. kitabı
Öncelikle yine uzun bir yazı olacağı uyarısını baştan yapayım. Gerçi kısa da olsa eşim dahil kimsenin okuduğu da yok ya neyse. Çoğunlukla kendime yazdığım denemelerim, incelemelerim oluyor, olsun. Yazmak güzel her şeye rağmen. Grange 20 yıldır tanıdığım, bana polisiye gerilim türünü sevdiren, kendisinden önce King ile bu türle tanışmış olsam da, hem edebiyat hem de polisiye gerilimin kolay harmanlanabileceği, asla ve asla boş aksiyon, boş polisiye romanı olmayan türün en azından benim nezdimde ilk temsilcisidir. Bu türde de zirvededir. King hayranları kusura bakmasın ama eline su dökemez hiçbir konuda, bunu da belirterek incelemeye başlayalım:) Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim. Grange hayranı veya değil herkese rahatlıkta önerebileceğim, müthiş akıcı, çok güzel bir çalışma olmuş. Kitap Grange'ın annesinin ağzından anlatımla başlıyor. Annesi babası tarafından Grange'ın gözü önünde kaçırılmaya çalışılıyor. Grange henüz 2 yaşında ve bunu hatırlıyor. Babasıyla annesi kendisi 2 yaşındayken boşanmış olsa da adamın gerçekten uslanmaz bir manyak olmasından kaynaklı psikolojik şiddeti yıllarca sürüyor ve bu da hayat boyu Grange ile beraber gelip onu bugünkü Grange yapıyor. Yaşananları bir annesinin ağzından bir anneannesinin ağzından hikayeleştirerek güzelce anlatıp arada kendisi de dahil olup kendi ağzından yazıyor. 2.yarısından sonra sazı tamamen kendi eline alıp bugüne kadar geliyor ve mezarlıkta, babasının mezarının başında dua ederken oldukça dokunaklı cümlelerle bitiriyor. Kitabın en kaba özeti bu şekilde yapılabilir ama bu kadar basit değil tabi ki de. Öncelikle Grange soyadının bu kadar kötü olan babasından geliyor olmasını şaşırtıcı buldum. Yani duygusal hiçbir bağı olmayan, hayatında olumlu tek bir şeyi olmayan adamın soyadıyla yaşama tercihi enteresan geldi.
Ben Şeytanın OğluyumJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 0172 okunma
7/10
·592 syf.··
2026 16. kitabı
Ejder yeniden doğacak. 3. kitapta tam gaz kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu seri boyunca incelemelerim hep baştan aşağı spoiler dolu olacak. Öncekilerde yazmamıştım burda belirtmiş olayım :) Etkileyici ve şaşırtıcı bir açılış sahnesiyle başlıyor kitap. Işık'ın evlatlarının yaşlı komutanı Pedron Niall engizisyoncu Carridin ile konuşmalar yapıyor. Carridin sonrasında odasına çekildiğinde şok edici şekilde bir Mydral'in odasında olduğunu fark ediyor ve konuşmalardan kendisinin de Karanlıkdostu olduğunu anlıyoruz. Mydrall ona Rand'ı öldürmezse kundaktaki bebeğine kadar tüm sevdiklerini öldüreceğini söylüyor ve Rand'ı aramaya başlıyor. Ama kitabın geri kalan kısmında kendisinden hiç bahsedilmiyor. Bakalım hangi eserde karşımıza çıkacak. Bu etkileyici açılış sahnesini ardından hikayemiz Puslu dağların zirvesinde ekibimizin konakladığı kulübelerden devam eder. Perrin, Uno, Rand, Fain, Rand, Moiraine ve Lan bir aradadırlar. Mat hançerle birlikte tedavi için Tar Valon'a gitmiştir. Birden bir trolloc saldırısı olur. Saldırı çok şiddetlidir. Perrin kurtları çağırma yeteneğini kullanır ve onlar sayesinde saldırı bertaraf edilir. Rand ise anca ateş yakabilir. Bu saldırıda nerdeyse hiçbir şey yapamamış hiçbir güç kullanamamıştır. Ve içine kapanır. Ertesi gün Rand yerinde yoktur ve grup ne yapılacağı üzerinde müzakere eder, Min'in TarValon'a gitmesi kararlaştırılır, grubun geri kalanı Lan'ın önderliğinde Rand'ın izini sürer. Kitabın adı Yenidendoğan Ejder olmasına rağmen son 20 sayfaya kadar Rand bir daha görünmez. Kitap diğer karakterler üzerinden anlatılır. Egwene TarValon'a varır. Nyaneve, Verin, Mat ve Elayne ile birlikte beyaz kuleye giderler. Mat'in burda tedavi edilmesi gerekmektedir. Sheriam burada onları hücrelere alıkoyar, izinsiz şekilde Liandrin in peşine takılıp
Yenidendoğan Ejder - Zaman Çarkı 3Robert Jordan · İthaki Yayınları · 20211,351 okunma
8/10
·656 syf.··
2026 15. kitabı
Her kitap için olduğu gibi sanırım her seri için de işin püf noktası sabır. 15 kitabı birden almamış olsam da ilk kitabı kütüphaneden alıp okusam bu kitabı okumaya başlar mıydım ondan emin değilim ama önemli değil artık. İlk kitapta işimizi zorlaştıran şeyler artık evrene az çok hakim olduğumuz için bu kitapta o kadar sık "Bu kimdi" sorunu yaşanmıyor ve okuma hızı yükseliyor. Özellikle ilk yarısından sonra tempo çok artıyor buna bağlı olarak okuma temponuz da artabiliyor, ki ben günde 60 sayfaya kadar çıktım :) Hikayede başkarakterlerimizin nihai amacı sanki var olan bir kısırdöngüyü yok etmek gibi duruyor. Ama oralara da daha çok yolumuz var gibi. Rand ne zaman Lews Therin'e dönüşecek, delirme nasıl olacak o anları yazar bize nasıl anlatacak sabırsızlıkla bekliyorum. Tabi hikaye ne kadar dallanıp budaklanacak nasıl bir son bizi bekliyor aşırı merak ettirdi şimdiden. Yegane dileğim Stephen King'in Kule serisi gibi rezalet bir sonla bitmemesi. Hikaye 2 3 koldan ilerlediği için yer yer 200 sayfa boyunca bir karaktere değinmeyip sonra bi anda ondan bahsedince "Ulan bu kimdi bunu en son nerde bırakmıştık" olabiliyoruz maalesef. İlk kitapta kaldığımız yerden devam ediyoruz. Herkes Fal Dara'dayken içeriden birinin yardımı ile (bunun Kara Aes Sedai Liandrin olduğu çok belli olsa da sonunda açıklanıyor) tutsak edilmiş Karanlıkdostu Padan Fain kaçıyor ve kaçarken Mat'in Shadar Logoth'tan aldığı hançer ile Valere borusunu da çalıyor. Bunu üzerine Rand, Mat, Perrin üçlüsü yanlarına Shienar'lı subay Ingtar'ı, koklayıcı Hurin'i de alarak Padan Fain'in peşine düşüyor. Egwene Nyaneve ve Elayne Aes sedai olmak ve eğitim görmek için Tar valondaki Beyaz kuleye gidiyor ve Aes sedai oluyorlar. Rand sürekli bir kovalamaca içindeyken bir yandan da kendisinden kaçıyor. Ta'veren olmayı
Büyük AvRobert Jordan · İthaki Yayınları · 20211,499 okunma
7/10
·712 syf.··
2026 14. kitabı
Zaman çarkı serisine inceleme yapmaya yeltenince Where do we begin diyor insan ister istemez. Kendi klasiğimle başlayayım. Sürekli ama sürekli duyduğum, sosyal medyada hemen her fantastik eser seven kişinin nerdeyse LOTR'dan daha fazla zikrettiği, en iyiler listesinde sürekli ilk 3te gördüğüm, ilçedeki kütüphanede de oldukça hacimli ciltli serisine rastladığım, ama konusuyla alakalı en ufak bir spoilera bile maruz kalmadığım, acaba ne zaman okuyacağım diye merak edip bir yaz günü ansızın 15 kitabını da listeme ekleyip adeta "Riks budur" diyerek aldığım, sonrasında 25 30 kitap okuyup ısrarla başlamayı ertelediğim bu seriye Ahmet Şimşirgil'in Kayı serisini bitirdiğim 2026 yılının mart sonunda başlamak sonunda nasip oldu. Bu kadar hikayesi ve macerası olan bir serinin her kitabı için inceleme yazmak istiyorum umarım başarırım. Öncelikle LOTR sevdiğim ama dilinin ağırlığından ötürü öbür fantastik eserlere de ihtiyatla yaklaşan biri olarak bu seride korktuğum başıma gelmedi, Jordan'ın dili LOTR'dan çok daha sade ve akıcı. Eser de olması gerektiği gibi olayların ortasından başlayıp bilmemiz gereken detayları yavaş yavaş veriyor. Evrene hakim olabilmek için benim gibi günde 80 sayfa okuyan biri için bile bayağı zorlayıcı oldu ve ilk günler 20 şer sayfa okudum. Bunun böyle gitmeyeceğini tabi ki de biliyordum ve bilgim arttıkça hikaye de akmaya başladı ve haftada nerdeyse 1 kitap bitiren ben puntosu da normalden küçük olan 700 sayfalık bu eseri 23 günde bitirebildim. SPOİLERR Şunu belirtmeden geçemeyeceğim LOTR serisine bayağı bir benzerlik var. Myrdall'lar bildiğimiz Yüzüktayfları, trolloclar(mübarek insan biraz adını değiştirseydin:) troller, Karanlık Efendi bildiğimiz Sauron'a çok benziyor. Hatta Melkor'la da benzerlik kurabiliriz. Elyas Machera'nın özellikle ilk zamanları
Dünyanın GözüRobert Jordan · İthaki Yayınları · 20192,136 okunma