• Ne güzeldir güneşler akşam saatlerinde!
    Evren nasıl da derin! yürek nasıl da cesur.
  • “Herkes ölür, ama herkes gerçekten yaşamaz.” Cesur Yürek Filmi’nden.
  • 235 syf.
    ·8/10
    Zaman zaman sinemaya giderim. Tercihim daha çok macera türü filmlerdir.

    Bilim kurgu filmlerini sevmiyorum. Olmamışın olmuş gibi anlatılması ve hayalin cisme dönüşmesini sevmiyorum. Belki romanını okurum. Çünkü onu hayalde cisimleştiren başkaları değil, benim.

    Aşk filmlerinden de hoşlanmıyorum. Belki de süflileşmesinden, belki de kolay olmasından. Belki rezilliğinden. Ben aşkın zor olanını severim. Ben aşkın bilinmeyenini, ben aşkın sır olanını severim. Belki de hiç anlaşılmayanını. Bu sebeple vıcık vıcık, yolda bulunup parkta kaybedilen aşkların filmlerini de izlemiyorum.

    Fantastik filmlerden de hoşlanmıyorum. Hele böyle garip yaratıkların bir biriyle savaştırılmasını hiç anlamıyorum. Büyücülerin, şeytanların, garip yaratıkların ortalarda dolaştırılmasından hoşnut değilim. Benim hayal dünyamı öldürüyorlar desem yeridir. Harry Potter ilk yayınlandığında üç cildini okudum. Ama hiçbir filmini izlemedim.

    Bütün bunları niye anlattım. Bugünlerde kitaplığımı yeni yerine taşıdım ya, sepetlerden bir kitap düşmüştü yere. Kitap son 30 yıl içerisinde vizyona girmiş filmlerden alıntılar yapmış. Her filmden birkaç kare söz. Ama olsun. Onlar da fikir vermeye yetiyor. Keyiflenmek istediğim ara zamanlarda kitabı okudum, bitirdim.

    Elimde bir de Nurullah Ataç’ın Karalama Defteri kitabı var. Deneme tarzında yazılmış kitapta sinemaya değinen Nurullah Ataç, sinemayı sanatın dalları arasında görmüyor. Çabuk tüketildiğini, izlenip bittiğini, sonrasında kimselere salık veremediğini belirtiyor. Arşivlere girmediğini, alıp kütüphanesine koyamadığını, çevirip çevirip okuyamadığını söylüyor. Belki o zamanlar için bu böyleydi. Ama, Nurullah Ataç şimdilerde yaşayıp, filmlerin değil kütüphanelerde elde taşındığını görseydi sanırım böyle düşünmeyecekti.

    Yazıyı daha fazla uzatmadan o filmlerden birkaç alıntıyı sizlerle paylaşmak istiyorum: Belki birçoğunu sizler de hatırlayacaksınızdır:

    “Herkes ölür, ama herkes gerçekten yaşamaz.” Cesur Yürek Filmi’nden.

    “Korku seni hapiste tutar, umut seni özgür kılar.”
    “İstediğin şeye inan, fakat sana bu duvarların tuhaf olduklarını söylemiştim. İlk önce onlardan nefret edersin, sonra onlara alışırsın. Yeterli zaman geçtiğinde ise onlara bağlanırsın.” Esaretin Bedeli Filmi’nden

    20. Yüzyılın en derin gerçeklerinden biri: “Ne okuyorsanız osunuz.” Mesajınız Var Filmi’nden

    “Hayat bir kutu çikolata gibidir.”
    “Bir gün yağmur başladı ve dört ay boyunca dinmedi. Var olan her türlü yağmuru yaşadık. Küçük damlalı yağan yağmur, eski büyük damlalı yağmur, yandan gelen yağmur, ve bazen de alttan yağıyormuş gibi yağan yağmur.” Forrest Gump Filmi’nden

    “Deliliğin tanımı: Her seferinde farklı sonuçlar bekleyerek, aynı davranışı defalarca yinelemektir.” 28. Gün Filmi’nden

    “Kardeşlerim! Hayatta yaptıklarımız sonsuzlukta yankısını bulur.”
    “Hayat bir rüya, korkulu bir rüyadır.”
    “Ölüm hepimize gülümser, yapabileceğin tek şey senin de dönüp ona gülümsemendir.” Gladyatör Filmi’nden

    “Sence başka gezegenlerde hayat var mı? Bilmiyorum Sparks. Ama şunu söylemeliyim ki, eğer sadece biz varsak korkunç bir yer israfı demektir.” Mesaj Filmi’nden

    “İnanılmaz. Sizi kötülüğe götüren kapı geniş ve cezbedicidir.”
    “Benden ne istiyorsun? Kendin olmanı istiyorum. Biliyorsun evlat, suçluluk; sırtında taşıdığın bir çuval tuğla gibidir. Tek yapman gereken yere bırakmak.” Şeytanın Avukatı Filmi’nden

    “Sen mükemmel değilsin evlat. Aslına bakarsan evlat, tanıştığın bu kız, o da mükemmel değil. Asıl soru şu: Birbiriniz için mükemmel misiniz? Bütün olay bu. Samimiyet denilen şey bu.” Can Dostum Filmi’nden

    “Dedi ki: Rüzgarı yüzünde hissetmezsen, kanatlar neye yarar?” Melekler Şehri Filmi’nden

    “Şeytanın yaptığı en büyük kurnazlık, tüm dünyayı yaşamadığına inandırmakmış.” Olağan Şüpheliler Filmi’nden

    “Yıllardır günahlarımın dönüp beni bulmasından korkuyordum. Bu bedel, dayanamayacağım kadar ağır.” Vatansever Filmi’nden

    “Ailesine yeterince vakit harcamayan asla gerçek bir erkek olamaz.”
    “Düşmanlarından asla nefret etme, bu muhakemeni etkiler.”
    “En zengin adam, dostları en güçlü kişilerden oluşandır.”
    “Düşmanların, hep geride bıraktıklarından yararlanarak kuvvetlenirler.”
    “Çok önemli, kulağına fısıldamalıyım: Güç, gücü olmayanları yıpratır.”
    “Bakın bu taşa. Çok uzun zamandır suyun içinde. Ama su içine işleyememiş. Bakın kupkuru. Avrupa’daki adamlara da aynı şey oldu. Asırlarca Hıristiyanlık onları çepeçevre sardı. Ama İsa içlerine giremedi. İsa içlerinde yaşamıyor.” Baba Filmlerinden.

    “İyiliğimizin ölçüsü kucakladıklarımız, oluşturduklarımız ve aramıza aldıklarımızdır.”
    “Eğer görmemeniz gereken bir şey görmüşseniz diğer tarafa bakmayı öğrenmişsinizdir.”
    “Eğer kazara umutlarınız yıkılırsa asla daha fazla istememeyi öğrenmişsinizdir.” Çikolata Filmi’nden

    “Herkesin cehennemi farklıdır. Hepsi alevler ve acıdan oluşmaz. Gerçek cehennem, yolunda gitmeyen hayatındır.”
    “Bazen kazandığında kaybedersin.” Aşkın Gücü Filmi’nden

    “Dağlar yeterince yüksek değil, vadiler yeterince derin değil. Nehirler yeterince geniş değil. Seni benden ayırmayı hiçbir şey başaramaz. “ Bridget Jones’in Günlüğü Filmi’nden

    “Bir keresinde bana ne demiştin hatırlıyor musun? ‘Her yeni dakika hayatı değiştirmen için yeni bir fırsattır.’ Seninle yeniden karşılaşacağız.” Vanilla Sky Filmi’nden

    “Sen de bundan nefret eder misin? Neden? Susmaktan. Neden hep konuşmak zorundayız? Kendimizi iyi hissetmek için mi? Ne bileyim, iyi bir soru. Özel biriyle birlikte olduğunu, çenesini kapatıp, karşılıklı susabildiği zaman anlıyor insan.” Ucuz Roman Filmi’nden

    “Zafere kurban vermeden ulaşılmaz.” Pearl Harbor Filmi’nden
  • Sen usta bir Şair ol ben şiir, yaz beni yâr
    Sen rüzgâr ol ben yaprak savur beni yâr
    Sen cân sıla ol ben gurbet özle beni yâr
    Sen cesur yürek ol ben Aşk, Sev beni yâr
  • 53 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Size önce kitapta geçen bir olaydan başlayım yazmaya aslında kitabın hikayesi de diyebilirim ️
    Sun Zi zamanında Wu Hükümdarı He Lu ile “Savaş Sanatı” hakkında konuşur sonra Sun Zi bir deneme yapmak ister hükümdar da kabul eder neyse Sun Zi sarayın en güzel kadınlarından 180 kişi getirtir bunların iki gruba ayrılmasını söyler sonra hükümdarın en güzel iki cariyesini bu iki grubun takım komutanı ilan eder ve sorar sağınızı solunuzu arkanızı önünüzü biliyor musunuz ? Kadınlar cevap verir evet biliyoruz der ve Sun Zi sağa dön komutu verir kadınlar gülmeye başlar Sun Zi “ Talimatlar açık değilse , emirler anlaşılmıyorsa, bu komutanın suçudur” der ve sola dön komutu verir kadınlar yine gülmeye başlar aynı sözü söyler ve iki takım komutanının kellesini ister tabi bütün bu olayları hükümdar da izler hemen karşı çıkar en gözde cariyeleri ama Sun Zi kelle ister ve iki kadının kellesi orada alınır onların yerine iki yeni takım komutanı seçer ve komutları verir bütün kadınlar komutlara uyar ve Sun Zi hükümdara söyleyin aşağıya gelebilir askerler hazır der Bilmiyorum ne kadar açıklayıcı yazabildim
    Kitabın her askere okutulması gerektiği kanaatindeyim hatta bu asker için değil genel hayatta bütün idarecilerin okuması gerek çünkü bu kitap sadece Savaş içermiyor ki minicik kitapta not alınacak çok yer var ️
    Mesela savaşlarda davullar flamaları ben bilmezdim ama çok güzel net bir açıklama yapmış onu aynen yazıyorum “Savaşta sesli komutlar duyulmaz , onun için davullar vardır , herkes birbirini göremez , bu nedenle flamalar vardır. Bu davullar ve flamalar askerin kulağı ve gözüdür “
    Kitap alıntılarım çok var ama ben bu kitabı okurken birçok film aklıma geldi en azından kitap okumayı sevmeyenler adına önerebileceğim filmler var sırasıyla yazıyorum
    1-Son Samuray
    2-300 Spartalı
    3-Kral Arthur (2004 Yapımı)
    4-Ajan Salt
    5-Cesur Yürek
    6-Fury
    Kitap puanım : 5 / 5#işbankasıkültüryayınları #SunZi #SunTzu #SavaşSanatı #BingFa #hasanaliyücelklasiklerdizisi #hasanaliyücelklasikleri #kimneokudu  #OkudumBitti #OkudumOkuyun #Kitaplaryolda #KitapTavsiyem #Bookstagram #kitap #kitapsevgisi #bookish #books #Kitapyorumu #neokuyorum #Keşfet #Video #bookish #reader #reading #readingbooks #okuyoruz
  • “Ben senin mecburunum - başkaca yokum - yasak şiirimdir her halin ayrı - isyanını seviyorum genç, güzel, cesur...”
  • Şu dünyada sonum geldi, artık öldüm ben.
    Şimdi gagalayıp duracaklar merakla
    o küçük çenebaz kargalar, insan denen.
    Çıkar bir cesur yürek, gerçeği haykırır:
    Bil ki burada acımasız kötülüğün
    yok ettiği büyük bir ruh yatmaktadır.
    Geldi taze ve hoş günlerinden gençliğin,
    bu kötü vakte kılıçlarla, ezgilerle.
    Dilinde kalbinden gelen özgürlük sözü.
    Yaralıydı ama gizledi maharetle.
    En sonunda o yara ona diz çöktürdü,
    uzatıp yatırdı gördüğünüz mezara,
    koca bir “başarısız” damgası, alnında.
    Jack London
    Sayfa 506 - Richard Realf, notlar.