Herkesin de, kendisininde gözleri önünde olan bir şeyin söze gelince kabul edilmemesinden, aynı dolaba kendisini de girmeye mecbur etmek şekliyle yalan söylenmesinden azap duyuyordu.
Arkadaşı masaya vurmuştur, büyük bir nezaketle kağıtları almaz, hastaya doğru iter, o bunları alarak zevk duysun ve kolunu bile uzatmadan alsın, yorulmasın düşüncesindedir. Aslında o içinden: Ne demek, beni kolumu uzatamayacak kadar bitmiş mi farzediyor, der. Karo saymayı unutur üç el ile oynu kaybeder.