Ne kadar uzun yaşarsanız hiçbir şeyin sabit olmadığını o kadar anlıyorsunuz. Yeterince uzun yaşayan herkes bir gün sığınmacı olacak. Milliyetlerin uzun vadede pek bir şey ifade etmediğini herkes anlayacak. Dünya görüşlerinin sarsıldığını ve çürütüldüğünü görecek. İnsan olmayı tanımlayan şeyin “insan olmak” olduğunu bir gün herkes anlayacak.
Yaşamımı birbirlerinin içine giren,birbirlerini kendi içlerine kapayan, önceki yaşamların dışarıdan görünmediği ama yine de orada olduğu Matruşka bebekler gibi algılıyorum galiba.