O zamanlar bana sorsanız, bu türtüyü bir basınç, kafamın içinde gelişen bir tür gerilim olarak tarif ederdim. Demode bir termometrede ağır ağır yükselen bir civa gibiydi. Başlarda pek fark fark edilmiyordu, normalde huzurlu olan bilişsel radarımda bir sinyaldi sadece. Ama zamanla güçlendi.Bu basıncı azaltmanın en hızlı yolu, yanlışlığı inkar edilemez birşey yapmaktı, benim hissedemediğim duygulardan birini başkasının kesinlikle hissetmesini sağlayacağını bildiği bir şey. Ben de öyle yaptım.