Ç

Zaman, bazı dönem ve aralıklarda damladı. Bazılarında coştu, geleceğe bodoslama aktı ve ardından frene bastı, yavaşladı ve yine damlamaya döndü. Zamanı yaratırken, daima aynı tarzda mı aksın yoksa durup kalksın mı, karar vermemiştim. Ama mesele bundan daha belalıydı. Henüz saatleri yaratmadığımdan, zamanın pürüzsüz akışıyla durup kalkışlı akışı arasındaki farkı kestirmek mümkün değildi. Zamanı ölçecek hiçbir şey yoktu ortada. Hatta belki zamanın geçişi gözlemciye göreli olmalıydı. Ya da belki sadece algıdan ibaret kalabilirdi. Başlangıçta hiçbirimiz zamanın aktığından emin değildik. Olasılıklardan herhangi birine bağlanmak gelmedi içimden –zaten bu haliyle epey kafa patlatıyordum– ve zamanın dokusuna ileri bir tarihte karar vermeye karar verdim.
Sayfa 10
Bazen bir şeyin yokluğu, var olana dek fark edilmez.
Ben de kendime sosyalist derdim; ama komünisttim aslında. Çünkü insanlar arasında tam bir ekonomik eşitliğin kurulmasına inanıyorum. Eğer bana profesör olarak çalışırken ya da emekliyken az çok rahat yaşayabilmem için ayda şu kadar para gerekiyorsa; çöpçü Ahmet Efendiye de aynı miktarın gerektiğine inanıyorum. Kafa işi yapanlarla kol işi yapanlar arasında ekonomik uçurumların açılmasına katlanamıyorum. Çünkü, kendi suçu olmadan, salt ailesinin ekonomik durumundan ötürü, kol işçisi Ahmet Efendiden kafasını işletmek olasılıklarının esirgendiği için, onun benim gibi profesör değil de çöpçü kaldığını düşünüyorum ve bu yüzden de ömrü boyunca benden daha az para kazanarak cezalandırılmasına gönlüm râzı değil.
Sayfa 254
Eğitim alanında herkese eşit fırsatlar sağlanmadığını, bana verilen imkânlardan başkalarının yoksun kaldığını anladığım an, sosyalist oldum: Yirmi yaşındaydım. Yirmi yaşındakiler kendilerini pek
Bu toplumsal ve ekonomik haksızlıklar arasında, bir öğretmen olarak beni en çok perişan eden, eğitimde fırsat eşitsizlikleridir. Bir çocuğun eğitimi, annesinin babasının ekonomik durumuna bağlı olmamalıdır. Oysa şimdi bir ailenin parası varsa, çocuğunu nasıl olsa okutuyor. Çocuk pek akıllı sayılmasa da, onu okutuyor, meslek sahibi ediyor. Doğal yetenekleri açısından sıradan bir elektrik tamircisi olacak biri, ailesinin parası sayesinde yüksek elektrik mühendisi oluyor. Boyuna özel üniversiteler açıldığı için, eğitimde eşitsizlik ayyuka çıkacaktır bundan böyle. Varlıklılar, yılda binlerce dolar verip çocuklarını okuturlarken, parasızların beli büsbütün bükülecek, sınırlı sayıda burslardan yararlanmak olasılığını bulamayan pırıl pırıl halk çocuğu yüksek eğitimden yoksun kalacaktır.
Sayfa 252