“ıstakayı bir daha ısırmayı düşünüyor musun?”
“çünkü düşünüyorsan odaya bir ressam çağıracağım ve sahneyi ölümsüzleştireceğim.”
“sakın alay etme benimle!”
“bu kadar ciddi olma.”
“öfkeden çıldırdığında çok eğlenceli oluyorsun.”
içinde onunla konuşma arzusu olmasa da onu izleme, o alışagelmedik zarafeti ve gözlerindeki, içinde ona sam’den bahsetme isteği uyandıran şefkati görmek istiyordu. bir havilliard olsa da o… yine de içinde onu öpmek için çok büyük bir arzu duyuyordu.
“buraya gelmene izin var mı?”
“izin mi? bir kez daha söyleyeyim: ben prensim. ne istersem yaparım.”
“evet ama ben de adarlan suikastçısı’yım.”
“piyano çalışına bakılırsa sen bundan çok daha fazlasısın.”
“ne demek istiyorsun?”
“anlaşılan bir ruhun var.”
“tabii ki ruhum var. herkesin ruhu vardır.”