Tamam başlıyorum. Uzun ve öfkeli bir yorum olacak. Çünkü bu serinin eleştirilirken inanılmaz derecede hakkının yendiğini hatta SAÇMA yorumlar yapıldığını düşünüyorum.
Kitap yazarın ilk kitabı, daha önce bir platformda yazılmış sonradan kitap olarak basılmış. Kurgu yazarın on altı yaşında “Ya Cindrella baloya Prens’le evlenmek değil de onu öldürmek için gitseydi nasıl olurdu?” sorusunu sormasıyla ortaya çıkmış; on altı yaşında bunu düşünen ve üzerine kitap yazan bir yazar... Celaena -Cindrella, benzerliği fark ettiniz mi? Ve kurgunun ilk hali bundan daha farklıymış. Düzenleniş ve Prens ile evlenme mevzusu Kral’ın Şampiyonu arayışına dönmüş. Her neyse. Konudan sapmayalım, söyleyeceğim şey şu ki iyi bir amatörlük eseri bu ve seri
ilk kitaplar üzerinden tüm seri değerlendirilmemeli.
İkinci olarak, Celaena Sardothien meselesi var. Karakter çok genç. Kendi çapında bir alaycılığı var, zor şartlar altında büyümüş ve hayatta kalmayı başarmış. Ama yine de genç. Yok elbise, mücevher sevdi aman bu nasıl suikastçi yorumları beni karakterden daha çok eğlendirdi. Hayatınızda kaç suikastçi gördünüz? Mücevher alıyormuş da süslüymüş de, ne alsın? Kazandığı parayla 3+1 ev 3 dönüm arsa mı alsın? Karakter süslüymüş, zaten suikastçilerin, haydutların olayı budur. Süs, püs, mücevher, giyim ve kuşam. Kazandıklarıyla aşevi açacak değil ya. Tüm kitaplarda, filmlerde bu böyledir. Ne sanıyorsunuz, hepsi robot, hiç zevki zaafı olmayan, hayattan keyif alma ihtimali sıfır olan ölüm makinaları mı? En psikopat insanların bile ufak, saçma zaafları olabilir. Sonuçta adam öldürebilen kimse normal değildir. Hepsinde bir miktar delilik, çelişki gizlenir. Örnek olarak milyonlarca insanın ölümüne sebep olan Adolf Hitler’in köpeğine olan sevgisi verilebilir. Hitler bir sanat hayranı. Ve durun asıl bomba şu