düşünce çatışmaları beni ne kırar, ne dürtükler, kafamı çalıştırır. eleştirilmekten kaçarız: oysa ki bunu kendiliğimizden istememiz, gelin, bizi eleştirin dememiz gerekir: hele eleştirme bir ders gibi değil de bir karşılıklı konuşma gibi olursa... bana çatıldığı zaman öfkem değil dikkatim uyanır: bana çatandan bir şeyler öğrenmeye can atarım. doğruyu bulmak her iki tarafın kaygısı olmalı. insan öfkelendi mi düşünemez olur; aklından önce sinirleri işler...
doğruyu hangi elde görsem sevinçle karşılar; uzaktan kokusunu alır almaz silahlarımı atar, teslim olurum. düzeltilmek herkesin ağrına gittiği için kimse kimseyi düzeltmeyi göze alamıyor.
─── montaigne / denemeler - doğruluk kaygısı