sevinç ertürk

sevinç ertürk
@chiko_man
"gül hasretinle yollara dutsun kulağın, nergis gibi kıyamete dek çeksin intizâr."
“bütün yırtıcı hayvanlar yaralandıklarında dişlerini gösterirler son bir gayretle. insanlar, duymak istedikleri cevabı alıncaya kadar soru sormaya devam eden varlıklar değil mi? ben, senden bana söyleyebileceğin en büyük yalanı işitmeye geldim. onun için hala bu şehirde ayak sürtüyorum.”
Reklam
bana “özledim” deme. kalk, gel.
Okumak üzerine..
okuduğumuz kitaplar hayatımızı -nasıl da- değiştirir! değiştirmelidir de. aslolan, kitabın -yolun- sonunda bizi nereye vardırdığı değil midir? kendimizden çıkıp yine kendimize dönüyor ve o yol/culuk sonunda dönüşmüyorsak okumanın anlamı ne?
rüyadaki rüyayız biz, yâr geldi, görmedin mi dediler. uzak yolların yorgunuydu, bir kapı ağzına uzanıp adın çağırdı, duymadın mı dediler. bir şaman gibi eğnini yüzüne örttü. tütsüler yakıp döndü etrafında: şems neden gitti, cem neden, evdal kimin kalbinde diye diye sayıkladı sen uyurken, uyanmadın mı dediler. ‘’ en güzel hikâyendi’’ senin, anlatılırken anlamadın mı dediler. kapkara bir ben taşıyordu omzunda. avcunda küçük bir leke. gözlerinde bin bir gece. otuz dokuz gece bekledi seni, kırkında gitti, hatırlamadın mı dediler. neşeeeeet dinleyip sustunuz, kor avuçlayıp yandınız; yâr gelip geçti, uyanmadın mı? ‘’körümüş gözlerin, boşa mecnun eyledin sen seni’’ dediler. kovanı taşıran damlaydı hani, taşını çatlatan, tespihini koparandı; onca söylendin her kapıda, yâr gelip geçti, görmedin mi dediler.
vurdum ama ölme diyor.
Reklam