“Kaybolmak isterim şehirler arkasında,
sesten gölgeden arzulardan uzak.
Alnımda bir söz dalgası gibi şafak
Kaybolmak isterim şehirler arkasında.
Kaybolmak isterim, kaybolan yıllarım gibi;
İçimde tabiattan üstün beyaz güller.
Düşüncem tanrı’nın hayallerinden eski,
Silinir bütün bildiklerim önümden birer birer.
Kâinat anam benim, anamı kaybetmek isterim;
Anlamadan duyan bir çocuk gibi ağlaya ağlaya.
Gönlümü, düşüncemi bırakıyorum dünyaya;
Bir kaybolmuş ülkenin kokusudur çiçeklerim.
Kaybolmak isterim şehirler arkasında,
bir manâlar dünyasında dağılmak istiyor başım,
Kaybolmak isterim bir yalnızlık noktasında,
Ki bir yalnızlık noktası yanımda yürüyen arkadaşım”
–Fazıl Hüsnü Dağlarca