Ceren Seda Çiçek Budak

Ceren Seda Çiçek Budak
Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi AGD GM Eğitim Uzmanı
18 kütüphaneci puanı
401 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Başkalarının yardımına güvenmek ayrı bir batıl inancın şeklidir. Belirli İslam ülkelerinde fedakar dost veya azılı düşman aramak ve bulmak alışkanlığımız oldu ve bu durumu dış siyaset olarak isimlendirdik. Ne gerçek dost ne de hakiki düşman olmadığını anladığımız ve kendi sorunlarımız için düşmanın felaket planlarını değil kendimizi suçlu gördüğümüz zaman daha az hayal kırıklığı, sorunların azaldığı ve olgunlaşmanın başladığı bir dönem yaşarız.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanların çalışma ve bilgi sonucunda ürettikleri mucizeler dışında mucize yoktur. Düşmanları mucizevi yolla kovacak fakirliği ortadan kaldıracak refah ve aydınlığı ekecek herhangi bir Mehdi yoktur. Mehdi bizim tembelliğimizin adıdır veya sıkıntılar ve sorunların ağırlığı, imkanlar ve mücadele vasıtaları ile kıyaslanamayacak derecede büyük olduğunda, güçsüzlüğümüzden büyüyen yalancı bir umuttur.
Eşdeğerlik Prensibi doğrudan doğruya Kuranı Kerim'de defalarca ve apaçık bir biçimde ifade edildiği gibi( özellikle Ahzap 55) erkek ve kadın için aynı dini ve ahlaki kuralların mükellefiyetinin sonucudur.
Haremlere, çok eşliliğe son verilecektir. Kadına haksızlık yapmak için kimse İslam'a dayanma hakkına sahip değildir ve bu tür suistimallere son vermek zorundadır. Bu tezler hiçbir şekilde topluma kadın kesiminin ahlaksız üyelerinin savunduğu ölçüler, heva ve hevesleri ile hakimiyet kurmak isteyen Batı menşeili feminizm düşüncesinin sonucu değildir. Bu Avrupai anlamda bir eşitlikte değildir. Bu kadın ve erkeğin eşdeğerde olduklarını vurgulamak suretiyle aralarında mevcut olan ve muhafaza edilmesi lazım olan farklılıklara da dikkat çekmektedir.
Okumamış ihmal edilmiş ve mutsuz bir anne Müslüman halkların yeniden doğuşunu başlatacak ve başarılı bir şekilde devam ettirecek oğul ve kızları büyütemez. Anneliğe toplumsal etkinliğin rütbesi verilmesi için İslam'ın ilk adımını atması gerekmektedir.