Cihat

Cihat
@cihatbey
Düşünen adam.
Creative Guy
Lisans
İstanbul
131 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi
Yazar bir kış günü arabasıyla fantastik bir vadiden geçerken kaza yapar. Aracın içinden kan revan içerisinde çıkarılırken kendisini tutan ellere bakar. Bu eller bir kadına aittir... EVDE Kadın, yazarın en büyük hayranlarından biridir. Kendisine "Kitaplarınızı beğenerek okuyom ama sonunu iyi bağlayamıyonuz. Benim istediğim gibi yazceksiniz." der. Yazar da "Ne diyon hanfendi allah aşkına.." deyip kadını tersler. Vay efendim sen misin ne diyon diyen deyip (diyon diyen diyojen) baltayla yazara saldırır. Yazar kan revan içerisinde çığlıklar atarak pencereden atlar. Ayağı burkulmuş ve yürüyememektedir. Tam o sırada kadın bir eliyle pencere pervazına tutunarak "Geliyom!" diye bağırır. Tam üzerine atlamıştır ki saçından çekildiğini farkeder. Bu bir polistir. Polis kelepçeyi taktım derken arkadan bir ses işitir. Bu ses, çim biçme makinesinin sesidir. Üzerinde de kelepçelemeye çalıştığı kadın vardır. "Bu nasıl oluyo yaw.." diyerek şaşkınlığını gizleyemeyen polisi paramparça eder. Sonra birbirlerine aşık olurlar.
SadistStephen King · Altın Kitaplar · 20195,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Çok gezen mi bilir patlıcan mı?
Burası quality kitap sitesi mi?
OLAĞANÜSTÜ BİR GECE (İNCELEME)
Bu kitapta Hasan adlı bir gencin bekarlığa veda partisi anlatılagelmiştir… Hasan, Leyla ile evlenmeden önce son kez striptiz kulübüne gitmek ister ama babaannesi yaşlıdır ve ona bakması gerekmektedir. Leyla, Hasan’ın kendisinden habersiz kulübe gideceğini öğrenir ve başından aşağı kaynar sular dökülerek oracıkta can verir. Zavallı Hasan bu elim olayı görür ve kulübe gitmekten vazgeçer (kız boşuna öldü...) Hasso, Leyla’nın ölümüne öyle üzülür ki başından aşağı kaynar sular dökülür. Ama Hasan tecrübeli olduğu için yana çekilir ve su babannesinin üzerine gelir. Babaannesi de şortingen to the heaven (maybe hell?). Bunun üzerine Hasan Amerika’ya, Philadelphia’daki amcasını görmeye gider. Amcası neden geldiğini sorar. Hasan, bilmiyorum der. Amcası Hasan’a iki tokat attıktan sonra Hasan kendine gelir ve “şimdi hatırladım, olağanüstü bir gece tertiplemiştim ama mokoko olduk dayı der” Amcası, kendisine dayı diyen yeğenine alınır ve “ben su koymaya gidiyorum, kaynayınca haber et de çay içelim” der. Hasan bunu duyunca amcasını durdurur. “artık buna bi son verelim” der. Amcası “tamam” der. Bir süre bakışırlar. “ne bakıyon mk.” der Hasan Amcası da “ne bileyim” der. Hasan. Ah Hasan… İSTATİSTİK RAPORU: Bu yazıda Hasan kelimesi 12 defa geçmektedir.
Edebiyat uçan tekme atmak gibidir.
O kadar. Bunu söylemek istedim. Sus ağzını parçalarım.