Kalbin binlerce noktalarından birer ıstırap iniltisiyle binlerce delik açılır, türlü kırık ümitler, acı ümitsizlikler, matem hayalleri, bütün hayatın o ağlayan hediyeleri acı bir kabristanın ruhlar meclisi gibi feryatlarıyla, gözyaşlarıyla sürüne sürüne buluşurlar. Bir bağrış çağrış ve matem toplanması! Yalnız küçük bir dakika: O vakit gözler kapanır sanki şu elem mahşerinin üzerine düşmüş bulutlarla yüklü bir sema... Artık ağlamak zamanı gelmiştir.
Aman yarabbi! Sevmek bu muydu? İnsanı Sanki bir mengene içinde sıkıp sıkıp da birisinin avakları altına ezik, bitik, can çekişerek atmak isteyen bu öldürücü şey, sevmek bu muydu?
bana öyle geliyor ki seni bu kadar perişan eden şey çalışmaktan korkmak değildir, hayatın henüz bilmediğin bir şeyini biraz vaktinden evvel anlamak durumunda kalmandır. yalnız bundan ibaret...